deter Ne demek
Kelime: Deter
Tanım ve Anlam:
- Durdurmak veya caydırmak: Bir kişinin, grubun veya durumun belirli bir davranışta bulunmasını engellemek veya durdurmak.
- Caydırıcı önlem almak: Kişileri, belirli bir eylemi yapmamaları için korkutmak ya da onların bu eylemi gerçekleştirmelerini engellemek için tedbir almak.
Etymoloji: “Deter” kelimesi, Latince “deterrere” kelimesinden köken alır. Bu kelime “dışarıda tutmak” anlamına gelir ve “de-” (uzaklaştırma) ve “terrere” (korkutmak) köklerinden türetilmiştir.
Kelimenin Kullanımı:
-
Aynı anlamda (litera) kullanımı: “The security alarm will deter thieves.” (Güvenlik alarmı hırsızları caydıracaktır.)
-
Mecazi anlamda kullanımı: “Her harsh words could deter him from pursuing his dreams.” (Onun sert sözleri, onun hayallerinin peşinden koşmasını caydırabilir.)
İlişkili İfadeler ve Deyimler:
- “Deter someone from something”: Birini bir şeyden caydırmak. (Örn: “He was deterred from voting.” - O, oy vermekten caydırıldı.)
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:
-
“The heavy fines are intended to deter people from speeding.”
(Ağır cezalar, insanların hız yapmalarını caydırmak amacıyla konulmuştur.) -
“Laws are meant to deter crime.”
(Kanunlar, suçu caydırmak amacıyla vardır.) -
“I fear that his criticism will deter her from participating.”
(Onun eleştirisinin, onun katılmasını caydıracağından korkuyorum.) -
“The cold weather didn’t deter us from hiking.”
(Soğuk hava, yürüyüşe çıkmamızı caydırmadı.) -
“In order to deter illegal activities, the government increased surveillance.”
(Yasadışı faaliyetleri caydırmak için hükümet gözetimi artırdı.)
Günlük Konuşmalarda, Akademik Yazılarda ve Gayri Resmi Dil Kullanımında:
- Günlük konuşmalar: “The rain didn’t deter us from going out.” (Yağmur bizi dışarı çıkmaktan caydırmadı.)
- Akademik yazılar: Genellikle yasalar ve düzenlemeler hakkında yazımda sıkça kullanılır.
- Gayri resmi konuşma: Arkadaşlar arasında sohbetlerde, kararsızlık veya motivasyon eksikliği bağlamında kullanılabilir.
Farklı Bağlamlarda Kullanım:
- Resmi: “The committee implemented measures to deter fraudulent activities.” (Komite, dolandırıcılık faaliyetlerini caydırmak için önlemler aldı.)
- Gayri resmi: “I hope my advice will deter her from making a bad decision.” (Umuyorum ki tavsiyem, onun kötü bir karar vermesini caydırır.)
- Teknik: “Installing fire alarms is a method to deter fire hazards.” (Yangın alarmları kurmak, yangın tehlikelerini caydırma yöntemidir.)
- Sokak dili: “That guy at the bar tried to deter me from talking to his girlfriend.” (Barın köşesindeki adam, onun kız arkadaşıyla konuşmamı caydırmaya çalıştı.)
Eş Anlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
-
Eş Anlamlılar:
- Discourage - Cesaret kırmak
- Dissuade - Vazgeçirmek
- Prevent - Önlemek
-
Zıt Anlamlılar:
Bu açıklamalardan umarım “deter” kelimesinin anlamı, kullanımı ve bağlamları hakkında detaylı bilgi edinmişsinizdir.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com