prevent
“Prevent” İngilizce bir fiil olup, Türkçede “önlemek”, “engel olmak” veya “manî olmak” anlamlarına gelmektedir.
-
“Önlemek” - Bu anlam, kötü bir durumun ya da istenmeyen bir sonucun meydana gelmesine engel olma, bu sonucun oluşmasını durdurma veya bu durumu alevlenmesini önleme anlamına gelir. Örneğin: Sigara içmenin sağlık sorunlarını önlemek için yasaklanması.
-
“Engel olmak” - Bu anlam, bir şeyin veya birinin ilerlemesini, hareket etmesini ya da belirli bir eylemi gerçekleştirmesini durdurmayı içerir. Bu, genellikle bir kişi veya durumun başka bir kişinin eylemlerine müdahale etmesi anlamına gelir. Örneğin: Güvenlik görevlisi, hırsızın kaçmasını engelledi.
-
“Manî olmak” - Bu, daha geniş bir anlam taşır ve genellikle bir eylemin, durumun veya kişinin başka bir eylem, durum veya kişinin gerçekleşmesini durdurması veya engellemesi anlamına gelir. Örneğin: Yağmur, piknik yapmayı mani oldu.
-
The new law is designed to prevent pollution in the city. Yeni yasa, şehirde kirliliği önlemek için tasarlandı.
-
Wearing a helmet can help prevent serious head injuries. Kask takmak, ciddi kafa yaralanmalarını önlemeye yardımcı olabilir.
-
We must take measures to prevent the spread of the virus. Virüsün yayılmasını önlemek için önlemler almalıyız.
-
Education can prevent future conflicts between communities. Eğitim, topluluklar arasında gelecekteki çatışmaları önleyebilir.
-
Regular exercise can help prevent heart disease. Düzenli egzersiz kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.