Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

compelling evidence Ne Demek

Compelling Evidence

Tanım ve Anlamı

compelling-evidence-ne-demek/">Compelling evidence, bir iddiayı veya argümanı destekleyen, inandırıcı, güçlü ve ikna edici kanıt anlamına gelir. Genellikle bir mahkeme davasında, araştırmalarda veya tartışmalarda önemli rol oynayan, güvenilir özellikleri olan delilleri ifade eder.

Kökeni (Etymology)

Kelimenin Harfiyen ve Mecazi Kullanımı

Örnekler:

  1. The detective presented compelling evidence that pointed to the suspect’s guilt.
    (Dedektif, şüphelinin suçluluğunu gösteren inandırıcı kanıtlar sundu.)

  2. The research provided compelling evidence for the link between diet and health.
    (Araştırma, diyet ile sağlık arasındaki bağlantıyı destekleyen güçlü kanıtlar sundu.)

  3. In the trial, the lawyer submitted compelling evidence to prove the defendant’s innocence.
    (Davada avukat, sanığın masumiyetini kanıtlamak için ikna edici deliller sundu.)

  4. The documentary presented compelling evidence of climate change that moved many viewers.
    (Belgesel, birçok izleyiciyi etkileyen ikna edici iklim değişikliği kanıtları sundu.)

  5. She found compelling evidence in the archives that redefined historical events.
    (Arşivlerde tarihi olayları yeniden tanımlayan ikna edici kanıtlar buldu.)

  6. The report contains compelling evidence that requires immediate action from policymakers.
    (Rapor, politika yapıcılardan acil eylem gerektiren ikna edici kanıtlar içermektedir.)

Ortak İfadeler ve Deyimler

Senkronizm ve Antonim

Bu ayrıntılı açıklama, “compelling evidence” teriminin anlamını ve kullanımını daha iyi anlamanızı sağlamayı amaçlamaktadır.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

y>