compelling evidence Ne Demek
Compelling Evidence
Tanım ve Anlamı
compelling-evidence-ne-demek/">Compelling evidence, bir iddiayı veya argümanı destekleyen, inandırıcı, güçlü ve ikna edici kanıt anlamına gelir. Genellikle bir mahkeme davasında, araştırmalarda veya tartışmalarda önemli rol oynayan, güvenilir özellikleri olan delilleri ifade eder.
Kökeni (Etymology)
- Compelling: Bu kelime, Latince “compellere” (zorlamak) kelimesinden türemiştir. “Com-” (bir araya) ve “pellere” (itmek) köklerinden oluşur. Yani bir şeyi zorla itmek veya üzerinizde bir etki oluşturmak anlamına gelir.
- Evidence: Latince “evidentia” kelimesinden gelmektedir. “E-” (dışarı) ve “videre” (görmek) köklerinin birleşimidir. Bu, açık bir şekilde görülen veya anlaşılabilen bir şeyi ifade eder.
Kelimenin Harfiyen ve Mecazi Kullanımı
- Harfi Anlamı: Bir iddianın doğruluğunu destekleyen sağlam bilgi veya veriler.
- Mecazi Anlam: Bir durumu veya olayı güçlü bir şekilde destekleyen, herhangi bir şüphe bırakmayan kanıt.
Örnekler:
-
The detective presented compelling evidence that pointed to the suspect’s guilt.
(Dedektif, şüphelinin suçluluğunu gösteren inandırıcı kanıtlar sundu.) -
The research provided compelling evidence for the link between diet and health.
(Araştırma, diyet ile sağlık arasındaki bağlantıyı destekleyen güçlü kanıtlar sundu.) -
In the trial, the lawyer submitted compelling evidence to prove the defendant’s innocence.
(Davada avukat, sanığın masumiyetini kanıtlamak için ikna edici deliller sundu.) -
The documentary presented compelling evidence of climate change that moved many viewers.
(Belgesel, birçok izleyiciyi etkileyen ikna edici iklim değişikliği kanıtları sundu.) -
She found compelling evidence in the archives that redefined historical events.
(Arşivlerde tarihi olayları yeniden tanımlayan ikna edici kanıtlar buldu.) -
The report contains compelling evidence that requires immediate action from policymakers.
(Rapor, politika yapıcılardan acil eylem gerektiren ikna edici kanıtlar içermektedir.)
Ortak İfadeler ve Deyimler
- Compelling reason (ikna edici sebep): Bir durumu açıklamak ya da bir şeyin yapılmasını sağlamak için güçlü bir sebep.
- Türkçesi: İkna edici sebep.
Senkronizm ve Antonim
-
Benzer Anlamda Kelimeler (Synonyms):
- Convincing evidence - İkna edici kanıt
- Persuasive evidence - İkna edici kanıt
- Strong evidence - Güçlü kanıt
- Substantial evidence - Önemli kanıt
-
Zıt Anlamda Kelimeler (Antonyms):
- Weak evidence - Zayıf kanıt
- Insufficient evidence - Yetersiz kanıt
- Inconclusive evidence - Belirsiz kanıt
Bu ayrıntılı açıklama, “compelling evidence” teriminin anlamını ve kullanımını daha iyi anlamanızı sağlamayı amaçlamaktadır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com