commensurate Ne demek
Kelimelerin Anlamı: “Commensurate”
Tanım ve Anlamı:
- Eşit oranda, denk, uygun; bir şeyin diğerine veya bir duruma uygun olarak boyut, miktar veya değer açısından benzerlik göstermesi anlamında kullanılır.
Köken (Etymology): “Commensurate” kelimesi, Latince “commensuratus” kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime “com-” (birlikte) ve “mensurare” (ölçmek) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani, bir şeyin diğer bir şeyle birlikte ölçülmesini, uyumunu ifade eder.
Kelimenin Kullanımına İlişkin Açıklama:
-
Sözcüğün Literal (Açık) Kullanımı: Eğer bir şey commensurate ise, bu, diğer bir şeyle birebir orantılı olduğu veya benzer özellikler taşıdığı anlamına gelir. Örneğin, bir işteki ücret, çalışanın yetenekleriyle commensurate (oranlı) olmalıdır.
-
Sözcüğün Metaforik (İkili) Kullanımı: Metaforik olarak, commensurate daha geniş anlamlarda kullanılabilir; örneğin bir değişimin etkisi veya bir katkının sonuçları gibi karmaşık durumlar arasında uygun bir dengeyi ifade eder. Örneğin, “Onun başarıları, yaptığı katkıyla commensurate’ydi” şeklinde kullanılabilir.
Örnek İfadeler ve Deyimler: “Commensurate” kelimesi genellikle akademik yazılarda, iş dünyasında ve hukuki metinlerde kullanılır. Yaygın ifadeler arasında “commensurate with” (ile oranlı) veya “commensurate level” (oranlı seviye) gibi ifadeler bulunur.
- Türkçeleri:
- “commensurate with” - “ile oranlı”
- “commensurate level” - “oranlı seviye”
Bağlamsal Kullanım ve Örnek Cümleler:
-
The salary offered is commensurate with the experience of the candidate.
- Teklif edilen maaş, adayın deneyimi ile orantılıdır.
-
The damage to the car was commensurate with the speed at which it was driven.
- Araçtaki hasar, hız ile orantılıydı.
-
Her contributions to the project were commensurate to the success it achieved.
- Projeye yaptığı katkılar, elde edilen başarı ile oranlıydı.
-
They expect the workload to be commensurate with the compensation.
- İş yükünün, tazminat ile orantılı olmasını bekliyorlar.
-
The punishment was commensurate with the severity of the offense.
- Cezası, suçun ciddiyeti ile orantılıydı.
Kelimenin Kullanımı:
- Günlük Konuşmalarda: Genellikle resmi bir dille kullanılır, ancak uygun bağlamlarda gündelik konuşmalarda da yer alabilir.
- Akademik Yazımda: Sofistike bir ifade olarak sıkça yer alır; özellikle ölçme ve kıyaslama bağlamlarında kullanılır.
- Resmi Olmayan Konuşmada: Genellikle daha basit diller tercih edilse de, uygun bir bağlamda kullanılabilir.
Farklı Bağlamlar:
- Resmi: The educational standards are commensurate with international norms.
- Resmi Olmayan: Herkesin çalışması, etkinliğin başarısı ile orantılıydı.
- Teknik: In research, results must be commensurate with methodologies applied.
- Argo: Kısa süre içinde o kadar zaman harcadık ki, çabalarımız sonuçlarla commensurate olmalı!
Eş Anlamlılar ve Zıt Anlamlılar:
-
Eş Anlamlılar (Synonyms):
- Equivalent - Eşdeğer
- Comparable - Karşılaştırılabilir
- Proportionate - Orantılı
-
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Incommensurate - Uygunsuz
- Disproportionate - Orantısız
- Unrelated - İlgisiz
Bu detaylı açıklama, “commensurate” kelimesinin anlamını, kökenini ve kullanımını kapsamlı bir şekilde anlamanıza yardımcı olacaktır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com