proportionate
“Proportionate” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “orantılı” olarak çevrilebilir. İki ya da daha fazla şey arasında belirli bir ilişki ya da dengeli bir uyum ifade eder. Yani bir şeyin boyutu, miktarı veya derecesi, diğer bir şeye göre uygun veya adil bir şekilde dağıtılmıştır.
Örneğin, bir kişinin kazandığı para ile harcadığı para arasında bir orantı olması, kişinin mali durumunun sağlıklı olacağı anlamına gelir. Benzer şekilde, bir binanın nitelikleri (örneğin, yüksekliği, genişliği ve kullanılan malzemeler) arasında bir orantı olması, binanın estetik olarak hoş görünmesini sağlar.
Dahası, “proportionate” bir durumun veya bir tepkinin, ilgili duruma veya harekete göre makul ve adil olduğunu ifade eder.
Bu kelimenin eş anlamlıları arasında “dengeli”, “orantılı” ve “uyumlu” gibi kelimeler bulunur.
- Bütçe, projenin büyüklüğüne orantılı olmalıdır.
- Onun çabası, aldığı destek miktarıyla orantılıydı.
- The punishment must be proportionate to the crime committed.
- Ceza, işlenen suçla orantılı olmalıdır.
- The team’s success was proportionate to their dedication and hard work.
- Takımın başarısı, bağlılıkları ve sıkı çalışmalarıyla orantılıydı.
- He believes that salaries should be proportionate to experience and skills.
- O, maaşların deneyim ve yeteneklere orantılı olması gerektiğine inanıyor.