exonerate Ne demek
Kelime: Exonerate
Tanım ve Anlamı:
- (fiil) Bir kişinin, bir davranışın ya da bir suçlamanın yanlış olduğunu, geçersiz olduğunu veya haksız olduğunu kanıtlamak.
- (fiil) Bir kişiyi suçlamalardan veya yükümlülüklerden kurtarmak.
Kökeni (Etymology): “Exonerate” kelimesi, Latince “exonerare” teriminden türetilmiştir. Bu terim “ex-” (dışına) ve “onerare” (yüklemek) köklerinden oluşmaktadır; yani “yükten kurtarmak” anlamına gelir.
Açıklama ve Kullanım:
- Literal anlamı: Bir kişiyi üzerine yüklenen suçlamalardan veya suçlardan kurtarmak, aklamak.
- Figüratif anlamı: Geçmişte yapılmış bir davranış veya karar yüzünden oluşan bir suçluluk hissi ya da suçlamadan kurtulmak.
Örnekler:
- “Yeni kanıtlar, sanığı suçlamalardan exonerate etti.” (Yeni kanıtlar, sanığı suçlamalardan akladı.)
- “Mahkeme, davacıyı tüm suçlamalardan exonerate etti.” (Mahkeme, davacıyı tüm suçlamalardan kurtardı.)
Yaygın İfadeler veya Deyimler:
- “To be exonerated from a crime”: Bir suçtan aklanmak.
- Türkçe: “Bir suçtan aklanmak.”
Kontekst Kullanımı & Örnek Cümleler:
-
The new evidence served to exonerate the defendant from all charges.
- Yeni kanıt, sanığı tüm suçlamalardan aklamak için hizmet etti.
-
After a lengthy investigation, the committee decided to exonerate the teacher.
- Uzun bir incelemenin ardından, komite öğretmeni aklamaya karar verdi.
-
She felt relieved after her name was exonerated in the scandal.
- Adı skandaldan aklandığında rahatladı.
-
The report exonerated him from any wrongdoing during the project.
- Rapor, projedeki herhangi bir yanlış davranıştan onu akladı.
-
He hopes that the court will exonerate him and restore his reputation.
- Mahkemenin onu aklayarak itibarını geri kazandırmasını umuyor.
Kullanım Alanları:
- Günlük konuşmalarda: Bir kişinin suçlamalardan kurtulmasını ifade etmek için kullanılabilir.
- Akademik yazılarda: Yasal ya da etik bağlamlarda, kişi veya grupların aklanmasını tartışırken kullanılabilir.
- Resmi olmayan konuşmalarda: Genel olarak suçlamalardan kurtulma hissini belirtmekte kullanılabilir.
Farklı Bağlamlarda Kullanım Örnekleri:
- Resmi: “Mahkeme, sanığı suçlamalardan exonerate etme kararı aldı.”
- Resmi Olmayan: “Arkadaşım sonunda o haksız suçlamadan aklandı.”
- Teknik: “Yeni bilimsel veriler, eski teoriyi exonerate etti.”
- Argo: “Beni o olaydan akladılar, artık içim rahat.”
Eşanlamlılar (Synonyms):
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Incriminate — Suçlama
- Convict — Mahkum etmek
- Blame — Suçlamak
- Censure — Kınamak
Bu şekilde “exonerate” kelimesinin hem kelime anlamı hem de bağlam içindeki kullanımları detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com