Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

disrepute Ne demek

Disrepute

Tanımı ve Anlamı:

  1. Tanınmamışlık: Kişinin veya bir şeyin kötü bir üne sahip olması veya olumsuz bir şekilde hatırlanması durumu.
  2. İtibar kaybı: Bir kişinin veya kurumun toplum içinde saygınlığını yitirmesi.

Kökeni (Etimoloji):
“Disrepute” kelimesi, “dis-” ön eki (kötü, olumsuz anlam katmakta) ile “repute” (itibar, isim) kelimesinin birleşiminden türetilmiştir. “Repute” Latince “reputare” kelimesinden gelmektedir, bu da “düşünmek, değerlendirmek” anlamına gelir.

Kelimelerin Kültürel ve Düşünsel Analizi:

Yaygın İfadeler ve Deyimler:

  1. In disrepute: “Kötü ün sahibi olmak” veya “itibi kaybolmuş olmak”

    • Örnek: The scandal put the university in disrepute.
      • Skandal üniversiteyi kötü bir üne soktu.
  2. Bring into disrepute: “Kötü bir üne sebep olmak” veya “itibarı zedelemek”

    • Örnek: His actions may bring the organization into disrepute.
      • Onun eylemleri kuruluşu kötü bir üne sokabilir.

Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:

  1. The politician’s scandal led to his disrepute in the public eye.

    • Siyasetçinin skandalı, kamu açısından onun kötü bir üne sahip olmasına neden oldu.
  2. The company faced disrepute after the environmental violations were revealed.

    • Şirket, çevresel ihlaller ortaya çıktıktan sonra kötü bir üne sahip oldu.
  3. Many feared that the athlete’s cheating would lead to disrepute.

    • Birçok kişi, sporcunun hile yapmasının kötü bir üne yol açmasından korktu.
  4. The journalist’s false report brought disrepute to the entire media organization.

    • Gazetecinin yanlış haberi, tüm medya kuruluşuna kötü bir üne sebep oldu.
  5. His reckless behavior placed him in disrepute among his colleagues.

    • Düşüncesiz davranışları, onu meslektaşları arasında kötü bir üne soktu.

Günlük Konuşma, Akademik Yazım ve Eğlence Dili:

Farklı Bağlamlarda Örnekler:

  1. Resmi: The company’s recent financial troubles have garnered disrepute in the industry. (Şirketin son mali sorunları, sektörde kötü bir üne neden oldu.)
  2. Gündelik: After that argument, I think he’s in disrepute with our friends. (O tartışmadan sonra, sanırım o arkadaşlarımız arasında kötü bir üne sahip.)
  3. Akademik: The study illustrates the impact of disrepute on public institutions. (Araştırma, kamu kurumları üzerindeki kötü ün etkisini göstermektedir.)
  4. Sosyal Medya: His controversial comments have put him in disrepute on Twitter. (Tartışmalı yorumları, onu Twitter’da kötü bir üne soktu.)
  5. Hafif Dille: That joke he made about the boss really put him in disrepute. (Patrona yaptığı o şaka gerçekten onu kötü bir üne soktu.)

Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar:

Eşanlamlılar:

Zıt Anlamlılar:

Bu ayrıntılı açıklama ile “disrepute” kelimesinin anlamı ve kullanımı hakkında kapsamlı bir bilgi sağlamış olduk.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

y>