verified Ne demek
Verified (Doğrulanmış)
Tanım ve Anlamlar
- Doğrulanmış: Bilgiyi, durumu veya bir nesneyi bir kaynağın veya otoritenin inceleyerek doğru olduğunu tespit etmesiyle ilgili.
- Onaylanmış: Resmi veya yasal bir otorite tarafından kabul edilen, tescillenmiş.
- Geçerli: Belirli şartların veya kriterlerin karşılandığını gösteren.
Kökeni (Etymoloji)
“Verified” kelimesi, İngilizce’de “verify” (doğrulamak) fiilinden türetilmiştir. “Verify” kelimesi, Latinceden “verificare” (gerçek olduğunu belirtmek) kelimesinden gelir. “Verus” (gerçek) ve “facere” (yapmak) kelimelerinin birleşimidir. Bu bağlamda, “doğrulamak” eylemi, bir şeyin gerçekliğini izlemek veya onaylamak anlamına gelir.
Kullanım Analizi
Harfî Kullanım: “Verified” terimi, genellikle bir durumun veya bilginin doğruluğunu ve güvenilirliğini belirlemek için kullanılır. Örneğin, bir kaynağın bilgileri doğrulanmışsa, bu bilgiye güvenilebilir.
- Örnek: “The document has been verified by the legal department.” (Belge hukuksal departman tarafından doğrulanmış.)
Mecazi Kullanım: Terim, güvenilir bilgiler veya deneyimlerin yanı sıra, duygusal veya deneyimsel durumların da onaylanması anlamında kullanılabilir. Örneğin, bir insanın bir duyguyu ya da deneyimi paylaşırken “doğrulanmış” bir deneyimden bahsetmesi, o deneyimin geçerliliğini artırır.
- Örnek: “Her statements about the situation were verified by multiple witnesses.” (Onun durum hakkındaki ifadeleri birden fazla tanık tarafından doğrulanmıştı.)
Ortak İfadeler ve Deyimler
- Verified Account: Doğrulanmış Hesap (Özellikle sosyal medyada)
- Verified Information: Doğrulanmış Bilgi
- Verified by Experts: Uzmanlar tarafından doğrulanmış
Bağlam Kullanımı & Örnek Cümleler
-
The research findings were verified by independent scientists.
- Araştırma bulguları bağımsız bilim insanları tarafından doğrulandı.
-
It’s important to use verified sources in your academic work.
- Akademik çalışmanızda doğrulanmış kaynaklar kullanmak önemlidir.
-
The news outlet claims all their stories are verified before publishing.
- Haber ajansı, tüm hikayelerinin yayımlanmadan önce doğrulandığını iddia ediyor.
-
She showed me a verified email from the company confirming our meeting.
- Toplantımızı onaylayan şirkete ait doğrulanmış bir e-postayı bana gösterdi.
-
The app requires you to create a verified account for security purposes.
- Uygulama, güvenlik amacıyla doğrulanmış bir hesap oluşturmanızı gerektirir.
Günlük Konuşma, Akademik Yazım ve Gayri Resmi Konuşmalarda Kullanım
“Verified” terimi günlük konuşmalarda genellikle bir bilginin güvenilir olduğunu belirtmek için kullanılır. Akademik yazında ise kaynakların doğruluğunu vurgulamak için sıkça tercih edilir. Gayri resmi konuşmalarda da sosyal medya hesapları veya bilgilerin doğruluğu hakkında konuşulduğunda “verified” kullanılabilir.
Farklı Bağlamlarda Örnekler
- Resmi: “The survey results were verified by an external agency.” (Anket sonuçları dış bir ajans tarafından doğrulandı.)
- Gayri Resmi: “Did you see that meme? It’s verified by multiple sources!” (O meme’i gördün mü? Birden fazla kaynak tarafından doğrulanmış!)
- Teknik: “All data must be verified to ensure accuracy in the report.” (Tüm verilerin raporda doğruluğunu sağlamak için doğrulanması gerekiyor.)
- Argoda: “I heard that movie is verified good!” (O filmin gerçekten iyi olduğu doğrulanmış!)
Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar
-
Eşanlamlılar (Synonyms):
-
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Unverified (Doğrulanmamış)
- Disputed (Tartışmalı)
- Inaccurate (Hatalı)
Bu şekilde “verified” kelimesinin anlamını, kullanımlarını ve bağlamlarını detaylı bir şekilde açıklamış olduk.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com