full–length Ne Demek
Kelime: Full-length
Tanım ve Anlamı
- Tam uzunlukta: Bir şeyin toplam veya normal boyutunu ifade eder. Genellikle filmler, kitaplar veya diğer sanat eserlerinin uzunluğu için kullanılır.
- Tüm detayları kapsayan: Bir konunun tamamen ve detaylı bir şekilde işlendiği anlamına gelebilir.
Etimoloji
“Full-length” terimi İngilizce “full” (tam, bütün) ve “length” (uzunluk) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. “Full” kelimesi Eski İngilizce “fulla” kelimesinden gelirken, “length” kelimesi Eski İngilizce “length” kelimesinden türemiştir.
Anlam Analizi
Gerçek Anlam (Literal Meaning): “Full-length” ifadesi, genellikle bir filmin, kitabın veya diğer sanat eserlerinin toplam uzunluğuna atıfta bulunur. Örneğin, bir “full-length movie” (tam uzunlukta film), genellikle 90 dakikadan daha uzun bir süreyi kapsayan bir filmi belirtir.
Mecazi Anlam (Figurative Meaning): Bu terim ayrıca bir konunun veya durumun tam olarak ve tüm detaylarıyla ele alındığını ifade etmekte de kullanılır. Örneğin, “full-length analysis” (tam analiz), bir durumu ya da konuyu tüm yönleriyle inceleyen bir analizi ifade eder.
Yaygın İfadeler ve Deyimler
-
Full-length feature film: Tam uzunlukta bir film.
(Tam uzunlukta bir film, genellikle bir saati aşan uzunlukta olan film türünü ifade eder.) -
Full-length mirror: Tam boy yansıtıcı.
(Bu ifade, bir kişinin tüm vücut boyutunu görebileceği uzun bir ayna anlamına gelir.)
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler
-
The director worked hard to create a full-length film that would captivate audiences.
Yönetmen, izleyicileri etkileyecek tam uzunlukta bir film yaratmak için çok çalıştı. -
Her first novel was a full-length work that tackled complex themes.
Onun ilk romanı, karmaşık temaları ele alan tam uzunlukta bir çalışmaydı. -
We need a full-length mirror to see our outfits from head to toe.
Kıyafetlerimizi baştan ayağa görebilmek için tam boy bir aynaya ihtiyacımız var. -
The report provided a full-length analysis of the current economic situation.
Rapor, mevcut ekonomik durumun tam bir analizini sağladı. -
I’m excited to watch the full-length version of that movie I heard so much about.
Hakkında çok şey duyduğum o filmin tam uzunlukta versiyonunu izlemek için heyecanlıyım. -
He was proud to share his full-length documentary at the film festival.
Film festivalinde tam uzunlukta belgeselini paylaşmaktan gurur duydu.
Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar
Eşanlamlılar (Synonyms):
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Short (kısa)
- Partial (kısmi)
- Incomplete (tamamlanmamış)
Bu bilgiler “full-length” teriminin anlamını ve kullanımını daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com