fulfill Ne demek
“Fulfill” Kelimesinin Anlamı
Tanım ve Anlamı:
- Yerine getirmek: Bir görevi, vaadi ya da beklentiyi gerçekleştirmek.
- Tamamlamak: Bir şeyin tüm gereksinimlerini karşılamak.
- Doldurmak: Belirli bir durumu veya sonucu elde etmek.
Kökeni (Etymology): “Fulfill” kelimesi, 14. yüzyılda Eski İngilizce’deki “full” (tam) ve “fyllan” (doldurmak) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Yani, bir şeyi tamamlayarak onu “tam” hale getirmek anlamına gelir.
Kelimenin Kullanım Analizi:
- Aynı zamanda Done kelimesiyle eşdeğer şekilde kullanılır. Bu kelimenin anlamının tam bir yükümlülüğü yerine getirme veya bir isteğin karşılanması ile ilgili olduğuna dikkat edin.
- Örnek Cümleler:
- She fulfilled her promise to help me.
(Bana yardım etme sözünü yerine getirdi.) - He fulfilled all the requirements for the job.
(İş için tüm gereklilikleri yerine getirdi.) - The movie fulfilled my expectations.
(Film beklentilerimi karşıladı.) - We need to fulfill our obligations on time.
(Zamanında yükümlülüklerimizi yerine getirmemiz gerekiyor.) - She felt a sense of fulfillment after completing the project.
(Projeyi tamamladıktan sonra tatmin olmuş hissetti.)
- She fulfilled her promise to help me.
Günlük Kullanımda:
- Günlük Konuşmalar: İkili ilişkilerde, biri diğerine söz verdiğinde veya bir şey yapacağına dair bir taahhütte bulunduğunda sıkça kullanılır.
- Akademik Yazımda: Bir teorinin veya hipotezin pratikte uygulanmasının veya yerine getirilmiş olduğunun ifade edilmesinde kullanılır.
- Resmi ve Gayri Resmi Konuşma: Resmi yazışmalarda veya toplantılarda yükümlülükler ve taahhütler bağlamında sıkça yer alır. Gayri resmi dilde ise bir isteğin veya beklentinin gerçekleştirilmesinden bahsederken kullanılır.
Farklı Bağlamlarda Kullanım Örnekleri:
-
Resmi (Formal):
- “We must fulfill our commitment to the client by delivering the project on time.”
(Projeyi zamanında teslim ederek müşteriye olan taahhüdümüzü yerine getirmek zorundayız.)
- “We must fulfill our commitment to the client by delivering the project on time.”
-
Gayri Resmi (Informal):
- “I finally fulfilled my dream of traveling to Europe.”
(Sonunda Avrupa’ya seyahat etme hayalimi gerçekleştirdim.)
- “I finally fulfilled my dream of traveling to Europe.”
-
Teknik (Technical):
- “To fulfill the specifications outlined in the user manual, additional safety measures must be taken.”
(Kullanım kılavuzunda belirtilen özellikleri yerine getirmek için ek güvenlik önlemleri alınmalıdır.)
- “To fulfill the specifications outlined in the user manual, additional safety measures must be taken.”
-
Argo (Slang):
- “I fulfilled my craving for pizza after finally ordering one.”
(Sonunda bir pizza sipariş ederek pizza isteğimi yerine getirdim.)
- “I fulfilled my craving for pizza after finally ordering one.”
Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar:
Eşanlamlılar (Synonyms):
- Accomplish - Başarmak
- Achieve - Elde etmek
- Execute - Uygulamak
- Satisfy - Karşılamak
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Fail - Başarısız olmak
- Neglect - İhmal etmek
- Dissatisfy - Tatmin etmemek
- Disregard - Dikkate almamak
Bu detaylı açıklama ile “fulfill” kelimesinin anlamını ve kullanımlarını daha iyi anlamış olursunuz.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com