Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

encumbered Ne demek

Kelime: Encumbered

Türkçe Anlamı: Yüklenmiş, engellenmiş, kısıtlanmış.

Tanım ve Anlamlar

  1. (zarf) Yük altında olmak, bir şeyin ağırlığını taşımak.
  2. (fiil) Bir şeyi zorlaştırmak veya birini bir yükle (fiziksel veya mecazi olarak) baskı altında tutmak.
  3. (fiil) Birinin özgürlüğünü, hareket kabiliyetini sınırlamak.

Kelimenin Kökeni (Etymology)

“Encumbered” kelimesi, İngilizce “encumber” fiilinden türetilmiştir. “Encumber” ise Orta Fransızca “encombrer” kelimesinden gelmektedir; bu kelime, ‘bir nesne veya yükle aşırı derecede doldurmak’ anlamına gelir. Bu kelimenin kökeni ise Latince “cumbrāre” yani ‘engellemek’ anlamına gelen bir kelimeye dayanır.

Literel ve Mecazi Kullanım

Literel Kullanım: “Encumbered” kelimesi, fiziksel bir yük veya engel anlamında kullanıldığında, bir nesnenin taşımasının zorluğunu belirtir.

Örnek: He was encumbered by the heavy bags he was carrying.
(Taşıdığı ağır çantalarla engellenmişti.)

Mecazi Kullanım: Bir kişinin ilişkilerinde, kararlarında veya yaşamında manevi bir yük altında olduğu durumları anlatır.

Örnek: She felt encumbered by her responsibilities at work.
(İş yerindeki sorumlulukları tarafından engellenmiş hissediyordu.)

Yaygın İfadeler ve Deyimler

  1. Encumbered with debt – Borçla engellenmiş
    Bu ifade, bir kişinin maddi yükümlülüklerinden dolayı zor durumda olduğunu belirtir.

    Örnek: He is encumbered with debt and cannot afford to buy a car.
    (Borçla engellenmiş durumda ve araba satın alamıyor.)

  2. Encumbered by regulations – Düzenlemelerle engellenmiş
    Bir durumun kurallar veya standartlarla zorluklara neden olduğunu ifade eder.

    Örnek: The project was encumbered by numerous regulations.
    (Proje sayısız düzenlemelerle engellenmişti.)

Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler

  1. Formal (resmi):
    The organization is encumbered by legal obligations.
    (Kuruluş, yasal yükümlülüklerle engellenmiştir.)

  2. Informal (günlük):
    I don’t want to feel encumbered by my commitments this weekend.
    (Bu hafta sonu taahhütlerimle engellenmiş hissetmek istemiyorum.)

  3. Technical (teknik):
    The study indicates that economies can be encumbered by excessive regulation.
    (Çalışma, ekonomilerin aşırı düzenleme ile engellenebileceğini göstermektedir.)

  4. Slang (argo):
    He’s just encumbered with too much drama in his life.
    (Hayatında fazla drama ile engellenmiş durumda.)

  5. Contextual (bağlamsal):
    Teachers often feel encumbered by the standardized testing requirements.
    (Öğretmenler genellikle standartlaştırılmış test gereklilikleri nedeniyle engellenmiş hisseder.)

Kullanım Alanları

Encumbered kelimesi, günlük konuşmalarda daha çok mecazi anlamda yer alırken, akademik yazılarda ise yükümlülükler veya engellerle ilgili açıklamalarda sıklıkla kullanılır. Resmi yazışmalarda ya da hukuki belgelerde ise ağır yükümlülükleri tanımlamak için tercih edilir.

Eşanlamlılar ve Zıt Anlamlılar

Eşanlamlılar (Synonyms):

  1. Burdened – Yüklenmiş
  2. Hindered – Engel olunmuş
  3. Weighed down – Ağırlık altında

Zıt Anlamlılar (Antonyms):

  1. Unencumbered – Engellenmemiş
  2. Free – Özgür
  3. Light – Hafif

Bu kelime, İngilizce öğrenenler için hem dilin birçok kullanımı ile tanışma, hem de geniş bir kelime dağarcığı oluşturma fırsatı sunar.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com

>