unencumbered
“Unencumbered”, İngilizce bir kelimedir ve Türkçeye “sorunsuz”, “engelsiz” veya “yükü olmayan” olarak çevrilebilir. Genellikle maddi ya da yasal yükümlülüklerden arınmış olma durumunu ifade eder.
-
Emlak bağlamında, unencumbered bir taşınmazın üzerinde hiçbir ipotek veya mülkiyetle ilişkilendirilmiş borç olmadığını belirtir. Başka bir deyişle, taşınmazı satmak veya üzerinde işlem yapmak için herhangi bir kısıtlama veya yükümlülük yoktur.
-
Finansal bağlamda, unencumbered bir varlığın, borç verme işlemi için rehin verilmemiş olması veya üzerinde herhangi bir borç yükümlülüğü olmaması anlamına gelir.
-
Bunun dışında, genel bir bağlamda da kullanılabilir. Bir kişi “unencumbered” olduğunda, herhangi bir baskı ya da endişe olmadan özgürce hareket edebildiği anlamına gelir. Bu, genellikle bir sorumluluk, borç veya yükten kurtulmuş olma durumunu ifade eder.
-
She felt unencumbered by her past and ready to embrace new opportunities.
Geçmişinin yükünden kurtulmuş hissediyordu ve yeni fırsatları kucaklamaya hazırdı. -
After decluttering her home, she enjoyed an unencumbered lifestyle.
Evini sadeleştirdikten sonra, yükten kurtulmuş bir yaşam tarzının tadını çıkardı. -
The unencumbered freedom of traveling alone is a thrilling experience.
Yalnız seyahat etmenin yükten kurtulmuş özgürlüğü, heyecan verici bir deneyimdir. -
He made the unencumbered decision to change careers and pursue his passion.
Kariyerini değiştirme ve tutkusunu takip etme kararı alarak yükten kurtulmuş bir seçim yaptı. -
Unencumbered by financial worries, they were able to enjoy their vacation fully.
Maddi kaygılardan kurtulmuş olarak, tatillerinin tadını tam anlamıyla çıkarabildiler.