double-dealing ne demek?
“Double-dealing” ifadesi İngilizcede dolandırıcılık, yalancılık veya iki yüzlülük anlamına gelir. Bu terim, bir kişinin aynı anda iki farklı tarafa da kendisini farklı şekilde göstererek yalan söylemesi, sahtekarlık yapması durumunu ifade eder. Kısacası, birine verdiği sözden veya yaptığı anlaşmadan habersiz olarak başka bir kişiyle de gizlice benzer bir anlaşma ya da söz verme durumudur. Bu tür davranışlar genellikle güvenilmezlik, aldatma ve etik dışı kabul edilir.
Metaforik anlamda “double-dealing”, birinin iki yüzlü davranarak ya da dürüst olmayan yollarla kendi çıkarları veya kazançları için başkalarını kandırması anlamında kullanılır.
Türkçe karşılıklarına ve açıklamalarına bakarsak:
2:14
- Dolandırıcılık: Bir kişinin daha fazla kazanç elde etmek için diğer kişiyi bilerek yanıltması durumu.
- Yalancılık: Gerçeği bilerek gizleyip, yanlış bilgi verme durumu.
- İki yüzlülük: Bir kişiye karşı farklı, bir başkasına karşı farklı davranma durumu; sahtekârlık.
Türkçede “double-dealing” ifadesi genellikle “iki yüzlülük” veya “aldatma” şeklinde tercüme edilir. 1. He was accused of double-dealing in his business transactions.
- İşlemlerinde hileli davranışla suçlandı.
- Her double-dealing nature made it hard to trust her.
- Hilekâr doğası, ona güvenmeyi zorlaştırıyordu.
- We need to be cautious about his double-dealing tactics.
- Onun hileli taktiklerine karşı dikkatli olmalıyız.
- The politician’s double-dealing was exposed in the media.
- Politikacının hilekârlığı medyada ortaya çıktı.
- Double-dealing in negotiations can lead to a loss of credibility.
- Müzakerelerde hile yapmak güven kaybına yol açabilir.