disparaged ne demek?
“Disparaged” kelimesi, Türkçede “aşağılama” veya “küçümseme” anlamına gelir. Bir şeyi veya kişiyi değersiz veya küçük gösterme, onun olumlu yönlerini göz ardı ederek olumsuz yönlerine odaklanma anlamında kullanılır.
Detaylı bir açıklama:
-
Temel Anlam: Birinin veya bir şeyin değerini veya önemini küçümsemek.
-
Örnek: “She disparaged his achievements, saying they were not that impressive.” (Onun başarılarını küçümsedi, öyle etkileyici olmadıklarını söyledi.)
-
Metaforik Anlam: Bazen insanlar bir fikri, ürünü veya süreci hafife aldıkları zaman da “disparaged” kelimesi kullanılır.
-
Örnek: “Innovative ideas are often disparaged before they are accepted.” (Yenilikçi fikirler çoğu zaman kabul edilmeden önce aşağılanır.)
-
Sosyal veya Psikolojik Bağlam: İnsanların sosyal statülerini veya özsaygılarını zedelemek amacıyla da kullanılabilir.
-
Örnek: “Their constant disparaging comments caused him to lose confidence.” (Sürekli aşağılayıcı yorumları onu özgüvenini kaybettirdi.)
Özetle, “disparaged” kelimesi kişinin veya bir şeyin değerini bilerek veya bilmeyerek küçümsemeyi ifade eder. 1. The manager disparaged the employee’s efforts during the meeting.
- Müdür, toplantı sırasında çalışanın çabalarını küçümsedi.
- She felt hurt when her friends disparaged her new project idea.
- Arkadaşları yeni proje fikrini küçümsediğinde incinmiş hissetti.
- Despite his contributions, he was often disparaged by his colleagues.
- Katkılarına rağmen, sık sık meslektaşları tarafından küçümsenirdi.
- The critics disparaged the artist’s latest exhibition.
- Eleştirmenler, sanatçının son sergisini küçümsedi.
- He was disparaged for his lack of experience in the field.
- Alandaki deneyimsizliği nedeniyle küçümsendi.