deal Ne demek
Kelime: Deal
Tanım ve Anlam:
- İş anlaşması yapmak: İki veya daha fazla taraf arasında bir anlaşma veya sözleşme oluşturmak.
- Dağıtmak: Bir şeyi, genellikle kart veya benzeri nesneleri bir grup insan veya yere dağıtmak anlamında.
- Mesela: Konuşmada, bir durumu kabul etmek veya üzerinde anlaşma sağlamak için kullanılan bir terim.
- Duygusal karşılık: Başkalarıyla ya da bir durumla anlaşmak ya da uzlaşmak.
Köken (Etymology):
“Deal” kelimesi, Eski İngilizce “dǣlan” kelimesinden türemiş olup, “dağıtmak” veya “paylaşmak” anlamındadır. Almanca “teilen” ve Latince “distribuere” ile de bağlantılıdır.
Açıklama (Literal ve Figurative Kullanımlar):
-
Literal Kullanım: “He dealt the cards to the players.” (O, kartları oyunculara dağıttı.) Burada ‘deal’, kartların eşit bir şekilde dağıtılmasını ifade eder.
-
Figurative Kullanım: “We need to deal with this problem efficiently.” (Bu sorunla verimli bir şekilde başa çıkmalıyız.) Bu durumda ‘deal’, bir meseleyle başa çıkmak anlamında kullanılır.
Yaygın İfadeler ve Deyimler:
- Strike a deal: Anlaşma sağlamak. (Anlaşma yapmak.)
- Deal or no deal: Anlaşma var mı yok mu? (Anlaşmalı olup olmadığınızı sorgulamak için kullanılır.)
- Deal with it: Onunla başa çık. (Bir durumda yaşamak veya problemi kabul etmek anlamında.)
Kontekste Kullanım Örnekleri ve Çevirileri:
-
“They agreed to deal with the issue together.”
“Sorunu birlikte ele almaya karar verdiler.” -
“He has to deal with the consequences of his actions.”
“Yaptıklarının sonuçlarıyla başa çıkmak zorunda.” -
“She dealt the cards with great skill.”
“Kartları büyük bir ustalıkla dağıttı.” -
“Let’s make a deal that works for both of us.”
“İkimiz için de işe yarayacak bir anlaşma yapalım.” -
“You have to learn to deal with stress.”
“Stresle başa çıkmayı öğrenmelisin.”
Günlük Konuşmalar, Akedemik Yazım ve Gayri Resmi Konuşmada Kullanımı:
- Günlük Konuşmalar: “You need to deal with your problems.” (Sorunlarınla başa çıkmalısın.)
- Akademik Yazım: “The research deals with the effects of climate change.” (Araştırma iklim değişikliğinin etkileriyle ilgilenmektedir.)
- Gayri Resmi Konuşma: “Just deal with it, it’s not that big of a deal!” (Sadece bununla başa çık, çok da önemli bir şey değil!)
Farklı Bağlamlarda Örnekler:
- Resmi: “The two companies dealt with the contract negotiations professionally.” (İki şirket, sözleşme müzakerelerini profesyonelce ele aldı.)
- Gayri Resmi: “I’ll deal with the chores later.” (İşleri daha sonra halledeceğim.)
- Teknik: “This software deals with data processing efficiently.” (Bu yazılım veri işleme konusunda etkili bir şekilde çalışıyor.)
- Argo: “I can’t deal with this drama.” (Bu dramayla başa çıkamam.)
Eş Anlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
-
Eş Anlamlılar (Synonyms):
-
Zıt Anlamlılar (Antonyms):
- Ignore (Göz ardı etmek): “Sorunu göz ardı etme.”
- Avoid (Kaçınmak): “Bu durumdan kaçınmalısın.”
Bu şekilde ‘deal’ kelimesinin kapsamlı bir incelemesini yapmış olduk. Başka merak ettiğiniz kelimeler varsa sorabilirsiniz!
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com