dead ne demek?
“Dead” kelimesi İngilizce’de “ölü” anlamına gelir. Bir canlının hayat fonksiyonlarını yitirdiğini, yaşamının sona erdiğini ifade eder. Bu kelime çeşitli bağlamlarda da kullanılabilir:
- Biyolojik Anlam: Canlıların hayatını kaybetmesi durumunda kullanılır. Örneğin, “The plant is dead” (Bitki ölü).
- Metaforik Anlam: Enerjini tamamen kaybetmiş veya çalışmayan, işlevini yitirmiş nesneler için de kullanılır. Örneğin, “The battery is dead” (Pil bitmiş).
- Duygusal veya Ruhsal Durum: Kişilerin duygusal veya ruhsal olarak bitkin, tükenmiş olduklarını ifade eder. Örneğin, “I feel dead inside” (İçimde ölmüş gibi hissediyorum).
- Etkinlik veya İlgi Eksikliği: İlginin veya etkinliğin olmadığı durumu belirtir. Örneğin, “The party was dead” (Parti çok sıkıcıydı).
Bu kelimenin kullanımı bağlama göre değişebilir ve farklı anlamlar taşıyabilir. Ancak genel olarak yaşamın son bulduğunu veya bir şeyin işlevini yitirdiğini ifade eder. 1. The plant in the corner of the room is dead.
- Odanın köşesindeki bitki ölü.
- The old abandoned house looked eerie and dead.
- Eski terkedilmiş ev ürkütücü ve ölü görünüyordu.
- After the power outage, the whole town was dark and dead quiet.
- Elektrik kesintisinden sonra tüm kasaba karanlık ve ölü gibi sessizdi.
- The car’s battery is dead; it won’t start.
- Arabanın aküsü bitmiş; çalışmıyor.
- He felt dead tired after working for twelve hours straight.
- On iki saat boyunca durmaksızın çalıştıktan sonra ölü gibi yorgun hissetti.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com