constrained Ne demek
Kelime: Constrained
Anlamı:
- Sınırlı veya kısıtlı; özgürlüğü olmayan.
- Zorunlu hale getirilmiş; baskı altında kalmış.
Köken (Etymoloji): “Constrained” kelimesi, Latince “constringere” kelimesinden türetilmiştir. “Constringere”, “bir araya çekmek” veya “kısıtlamak” anlamına gelir. İngilizcede 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlamıştır.
Kelimenin Kullanım Analizi:
Literal Kullanım:
-
Özgürlük veya hareket alanı sınırlı olan bir durumu tanımlar.
Örnek: The prisoner felt constrained by the bars of his cell.
Türkçe: Mahkum, hücresinin parmaklıkları tarafından kısıtlanmış hissetti.
Figurative Kullanım:
-
Bir kişinin kendi istek veya arzularına karşı baskı altında olduğunu belirtir. Örneğin, toplumsal normlar veya dışsal baskılardan dolayı bir şey yapma özgürlüğü kalmamış olabilir.
Örnek: She felt constrained by her family’s expectations.
Türkçe: Ailesinin beklentileri tarafından kısıtlanmış hissetti.
Yaygın İfadeler ve Deyimler:
- “Constrained environment” (kısıtlı ortam)
- “Constrained choice” (kısıtlı seçenek)
- “Constrained by circumstances” (koşullar tarafından kısıtlanmış)
Kullanım Bağlamları & Örnek Cümleler:
-
Formal:
- The regulations constrained the company’s ability to innovate.
- Türkçe: Yönetmelikler, şirketin yenilik yapma yeteneğini kısıtladı.
-
Informal:
- I felt really constrained at the party; everyone was so serious.
- Türkçe: Partide gerçekten kısıtlanmış hissettim; herkes çok ciddiydi.
-
Technical:
- The model was constrained to avoid redundant calculations.
- Türkçe: Model, gereksiz hesaplamalardan kaçınmak için sınırlı hale getirildi.
-
Slang:
- Don’t let anyone constrain your dreams!
- Türkçe: Kimsenin hayallerini kısıtlamasına izin verme!
-
Academic Writing:
- The study acknowledges that behavioral factors may constrain economic growth.
- Türkçe: Çalışma, davranışsal faktörlerin ekonomik büyümeyi kısıtlayabileceğini kabul ediyor.
Günlük Konuşmalar: “Constrained” terimi, günlük konuşmalarda, özellikle bir kişinin farklı koşullar nedeniyle kısıtlandığını belirtmek için sıkça kullanılır.
Akademik Yazımda: Daha özgün ve teknik bağlamlarda kısıtlamalar veya kısıtlayıcı durumlar hakkında yazarken kullanılır.
Eş Anlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
Eş Anlamlılar:
- Restricted (sınırlı)
- Limited (kısıtlı)
- Confined (hapsolmuş)
Zıt Anlamlılar:
Bu detaylar, “constrained” kelimesinin anlamını, kullanımlarını ve bağlamlarını Türkçe bir şekilde açıklamaktadır. Eğer başka kelimeler veya konular hakkında bilgi almak isterseniz, benimle paylaşabilirsiniz!
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com