break Ne demek
Kelimelerin Anlamı: “Break”
Tanım ve Anlam:
- Kesmek, kırmak: Bir şeyin bütünlüğünü bozmak veya fiziksel bir nesneyi (örneğin bir kemeri veya bir kapıyı) bir araya getiren bütünlüğün bozulması.
- Ara vermek: Bir faaliyet veya girişim sırasında bir duraklama yapmak.
- Fırsat bulmak: Geçici olarak bir durumdan uzaklaşmak veya bir şeyin olmasına neden olmak.
Köken (Etymology): “Break” kelimesi Eski İngilizce “brecan” kelimesinden gelmektedir ve bu kelime de Temel Germen kökenlidir. Bu kelime, “bölmek” veya “kırmak” anlamına gelen bir anlam taşıyordu. Zamanla modern İngilizceye uyum sağladı ve daha geniş anlamlar kazandı.
Kelimenin Aynı Anlam ve Mecazi Kullanımları:
- Kesme: “I accidentally broke the vase.” (Vazoyu yanlışlıkla kırdım.) - Burada gerçek bir nesne kırılmakta.
- Ara Verme: “Let’s take a break.” (Hadi bir ara verelim.) - Burada bir aktiviteden uzaklaşmak anlamında.
- Başarı Fırsatı: “He finally got his big break.” (Sonunda büyük fırsatını yakaladı.) - Bir kişinin kariyerinde bir dönüm noktası olarak mecazi anlamda kullanılmıştır.
Sık Kullanılan İfadeler ve Deyimler:
- Break a leg - “İyi şanslar” anlamında kullanılır (Türkçe: “Ayaklarına sağlık!”).
- To break the ice - Tanımadık kişiler arasındaki gerginliği hafifletmek (Türkçe: “Buzları eritmek”).
Bağlam Kullanımı ve Örnek Cümleler:
-
I need to take a break from my studies.
- (Çalışmalarımdan bir ara vermem gerekiyor.)
-
Be careful not to break the glass!
- (Camı kırmamaya dikkat et!)
-
She’s been working hard; I think she deserves a break.
- (Çok çalıştı; sanırım bir ara vermeyi hak ediyor.)
-
The storm could break the power lines.
- (Fırtına elektrik hatlarını koparabilir.)
-
After years of trying, she finally got her break in Hollywood.
- (Yıllar süren denemelerden sonra, sonunda Hollywood’da fırsatını buldu.)
Kullanım Alanları:
- Günlük Konuşmalar: “I need a break” ifadesi sıkça duyulmaktadır, burada bireylerin dinlenme gereksinimlerini belirtir.
- Akademik Yazım: Genellikle bir çalışma veya deney sırasında ara verilmesi gerektiğini belirtmek için kullanılır.
- Samimi Konuşmalar: “Break the ice” gibi ifadeler, sosyal olaylarda kullanılan yaygın bir terimdir.
Farklı Bağlamlardaki Örnekler:
- Resmi: “The committee decided to break for lunch.” (Komite öğle yemeği için ara vermeyi kararlaştırdı.)
- Gayri Resmi: “Let’s break out the snacks!” (Atıştırmalıkları çıkaralım!)
- Teknik: “The software update may break existing features.” (Yazılım güncellemesi mevcut özellikleri bozacaktı.)
- Argo: “I need to break free from this boring routine!” (Bu sıkıcı rutinimden kurtulmam gerekiyor!)
Eşanlamlılar (Synonyms) ve Zıt Anlamlılar (Antonyms):
-
Eşanlamlılar:
- Shatter - Kırmak, parçalamak (Türkçe: “parçalamak”)
- Pause - Ara vermek (Türkçe: “ara vermek”)
- Interrupt - Kesmek (Türkçe: “kesmek”)
-
Zıt Anlamlılar:
- Join - Katılmak (Türkçe: “katılmak”)
- Unite - Birlikte olmak (Türkçe: “birleşmek”)
- Continue - Devam etmek (Türkçe: “devam etmek”)
Bu detaylar “break” kelimesinin İngilizce’de nasıl kullanıldığını ve Türkçedeki karşılıklarını anlamanıza yardımcı olacaktır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.comYoutube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com