Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

boundary line Ne Demek

Boundary Line

Tanım ve Anlamı

Boundary line (sınırlayıcı çizgi), iki veya daha fazla alanın, ülkenin, mülkün ya da herhangi bir fiziksel veya soyut varlığın delimitasyonunu (sınırlarını belirleme) ifade eden bir terimdir. Farklı bağlamlara göre birkaç anlamı vardır:

  1. Coğrafi Anlam: İki ülke ya da siyasi bölgenin sınırlarını belirleyen çizgi.
  2. Mülk Sınırı: İki mülk sahibi arasında fiziksel olarak var olan sınır.
  3. Soyut Sınır: Kişisel sınırlar, sosyal ya da ahlaki normlar gibi soyut kavramlar için kullanılır.

Etimoloji

“Boundary” kelimesi, Orta İngilizce’deki “boundarie” kelimesinden türetilmiştir ve “bound” (sınır) kelimesinin üzerine -ary ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. “Line” ise Latince kökenli bir kelimedir ve “çizgi” anlamına gelir. Bu iki kelimenin bir araya gelmesiyle, fiziksel veya soyut hayatta sınır çizgilerini ifade eden bir terim ortaya çıkmıştır.

Literal ve Figuratif Kullanım

Literal (Açık) Kullanım: Coğrafi ya da mülki sınırları tanımlamak için kullanılır. Örneğin, bir haritada iki ülke arasındaki çizgi.

Örnek: “The boundary line between the two states is marked by a river.”
Türkçe: “İki eyalet arasındaki sınır hattı bir nehirle işaretlenmiştir.”

Figurative (Mecazi) Kullanım: Kişisel sınırlar veya sosyal normlar gibi soyut kavramları ifade etmek için kullanılır.

Örnek: “Setting a boundary line in relationships is essential for maintaining respect.”
Türkçe: “İlişkilerde bir sınır çizgisinin belirlenmesi, saygıyı korumak için gereklidir.”

Yaygın İfadeler ve Deyimler

Bağlam Kullanımı & Örnek Cümleler

  1. English: “The property is clearly marked with a boundary line.”
    Türkçe: “Mülk açıkça bir sınır çizgisi ile işaretlenmiştir.”

  2. English: “In her talk, she emphasized the importance of personal boundary lines.”
    Türkçe: “Konuşmasında kişisel sınırların önemini vurguladı.”

  3. English: “The boundary line of the national park is well-defined.”
    Türkçe: “Ulusal parkın sınır çizgisi iyi tanımlanmıştır.”

  4. English: “We must respect the boundary lines drawn by our colleagues.”
    Türkçe: “Meslektaşlarımızın çizdiği sınırları saygıyla karşılamalıyız.”

  5. English: “Crossing the boundary line can lead to serious consequences.”
    Türkçe: “Sınırı aşmak ciddi sonuçlara yol açabilir.”

  6. English: “He had to learn how to establish his boundary lines with others.”
    Türkçe: “Başkalarıyla sınırlarını nasıl belirleyeceğini öğrenmesi gerekti.”

Eş Anlamlılar (Synonyms) & Zıt Anlamlılar (Antonyms)

Bu bilgiler, “boundary line” teriminin hem açık hem de mecazi anlamlarını daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com