bargain for Ne demek
“Bargain for” Phrasal Verb Anlamı
Tanım
“Bargain for,” İngilizce’de genellikle bir olayın veya durumun beklenmesi ya da tahmin edilmesi anlamında kullanılan bir deyimdir. Bir şeyin olacağını öngörüyle beklemek veya önceden hazırlık yapmak anlamına gelir.
Köken (Etyoloji)
Etkileşimsel ticaret terimleri bazında ortaya çıkan “bargain” kelimesi, Orta İngilizce " bargayne" kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime, geçmişte “pazarlık yapma” anlamında kullanılırken, zamanla “pazarlık” şeklinde güncellenmiştir. “For” ise bir işlevi veya durumun sonucunu belirtmek için kullanılan bir edattır.
Kelimenin Doğru ve Mecazi Kullanımı
- Doğal Kullanım: Bu kullanım, bir şeyin olacağına dair bir beklenti veya tahmin ifade eder.
- Mecazi Kullanım: Bu kullanım, beklenmedik bir duruma hazırlanmak veya öngörülen zorluklara karşı bir strateji geliştirmek anlamında kullanılabilir.
Örnek Cümleler
-
We bargained for a smooth process, but it turned out to be much more complicated.
Biz sorunsuz bir süreç bekliyorduk, ama çok daha karmaşık hale geldi. -
When you take on this project, you have to bargain for the challenges that come with it.
Bu projeyi üstlendiğinde, onunla birlikte gelen zorlukları beklemelisin. -
She was not bargained for the amount of work involved in organizing the event.
Etkinliği organize etmenin gerektirdiği iş miktarını beklememişti. -
They bargained for a quick sale, but the negotiations dragged on for weeks.
Hızlı bir satış bekliyorlardı, ama müzakereler haftalarca sürdü. -
I didn’t bargain for such a cold winter.
Böyle bir soğuk kışı beklemiyordum.
Parçacıkların Rolü
“Phrasal verb” yapısında “for” parçası, bir şeyin beklenilmesi veya tahmin edilmesinin nesnesini belirler. Yani hangi duruma veya koşula hazırlandığını veya hangi olasılığın öngörüldüğünü ortaya koyar. “Bargain” kelimesi ise, bir şeyin çözümlemesi gereken temel durumu ifade eder.
Yaygın İfadeler veya Deyimler
-
Bargain for trouble
Başına dert almak için beklemek- He didn’t bargain for trouble when he moved to the city.
Şehre taşındığında başına dert almayı beklemiyordu.
- He didn’t bargain for trouble when he moved to the city.
-
Bargain for the unexpected
Beklenmeyene hazırlıklı olmak- You should always bargain for the unexpected in this line of work.
Bu işte her zaman beklenmeyene hazırlıklı olmalısın.
- You should always bargain for the unexpected in this line of work.
Bu şekilde, “bargain for” terimini detaylı bir şekilde incelemiş olduk.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com