zealous
“Zealous” kelimesi, İngilizcede bir kişinin bir şeye karşı son derece hevesli, coşkulu ya da tutkulu olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu kelime genellikle bir hedefe, faaliyete, hobieye ya da inanca üst düzeyde bağlılık ve heyecan gösteren kişiler için kullanılır.
Türkçede “zealous” kelimesine karşılık gelen en yakın sözcükler “gayretli”, “aşırı hevesli” ya da “tutkulu” olabilir. Ancak çoğu zaman dilimize direkt olarak çevrilmeyip, duruma ve bağlama bağlı olarak anlamı karşılanır.
Bir örnekle; “He is zealous about his job” cümlesini “O, işine karşı aşırı hevesli” ya da “O, işine son derece tutkulu” şeklinde çevirebiliriz.
Unutmayın ki, her ne kadar “zealous” kelimesi genellikle pozitif bir nitelik olarak kabul edilse de, bazen aşırı ve kontrolsüz bir hevesi ifade edebilir ve bu bağlamda olumsuz bir anlam taşıyabilir. Bu olumsuz anlamda kullanım genellikle bağlamından anlaşılır.
-
She was zealous in her efforts to promote environmental awareness.
(Çevre bilincini artırma çabalarında gayretliydi.) -
The coach was zealous about ensuring his team practiced regularly.
(Antrenör, takımının düzenli olarak antrenman yapmasını sağlama konusunda hevesliydi.) -
His zealous attitude towards his work impressed his colleagues.
(İşine karşı olan gayretli tutumu, meslektaşlarını etkiledi.) -
The zealous supporters cheered loudly for their team throughout the game.
(Gayretli taraftarlar, maç boyunca takımları için yüksek sesle tezahürat yaptılar.) -
Her zealous campaign for the charity raised significant funds.
(Hayır kurumu için olan gayretli kampanyası, önemli miktarda bağış topladı.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com