whining
“Whining” İngilizcede bir sıfat veya fiil şeklinde kullanılabilir ve ana dili Türkçe olan birine açıklanabileceği en basit haliyle “sızlanmak” veya “yakınmak” anlamına gelmektedir. Bununla birlikte, “whining” kelimesi genellikle olumsuz bir anlam taşır ve genellikle bir kişinin sürekli şikayet ettiği veya memnuniyetsiz bir şekilde yakındığı anlamlarını içerir.
Ayrıca, “whining” kelimesi bir ses veya gürültü çıkarma eylemini de ifade edebilir. Bu bağlamda, genellikle yüksek, uzun ve genellikle rahatsız edici bir ses çıkarmanın bir tanımıdır. Bu ses genellikle hayvanlar (özellikle köpekler) tarafından, genellikle rahatsızlık, ağrı veya dikkat çekme ihtiyacı nedeniyle çıkarılır.
Örneğin: a) Bir kişi hakkında: “He’s always whining about the weather.” - “O, her zaman hava durumu hakkında yakınıyor.” b) Bir hayvan hakkında: “The dog is whining because it wants to go out.” - “Köpek, dışarı çıkmak istediği için sızlanıyor.”
-
The child was whining because he wanted a toy.
- Çocuk, bir oyuncak istediği için inliyordu.
-
She couldn’t concentrate on her work due to the whining of the dog.
- Köpeğin iniltisinden dolayı çalışmaya odaklanamadı.
-
He was always whining about the weather being too cold.
- Sürekli havanın çok soğuk olduğundan şikayet ediyordu.
-
After hearing the whining for hours, I finally gave in and bought her ice cream.
- Saatlerce iniltisini duyduktan sonra, sonunda pes ettim ve ona dondurma aldım.
-
The group started whining when the hike became too difficult.
- Yürüyüş çok zor hale geldiğinde grup inlemeye başladı.