welcoming
“Welcoming” kelimesi Türkçe’ye “hoşgörülü”, “misafirperver” ya da “hoş geldin deme” olarak çevrilir. İngilizce’de bir isim ya da sıfat olarak kullanılır ve genellikle konukları evine hoş bir şekilde davet eden veya rahat hissettiren bir kişi veya atmosfer anlamına gelir.
“Bir ‘welcoming atmosfer’ yarattılar” cümlesi Türkçe’de “misafirperver bir atmosfer yarattılar” anlamına gelir, burada “welcoming” kelimesi bir sıfat olarak kullanıldı.
Eğer bir eylem olarak kullanılırsa, yani “to welcome”, bu “hoş geldin demek” ya da “karşılamak” anlamına gelir. Örneğin, “Onları kapıda karşıladım” cümlesi İngilizce’de “I welcomed them at the door” şeklinde ifade edilir.
Sonuç olarak, “welcoming” kelimesi, olumlu ve dostça bir ortam ya da tavır ifade eder. Genellikle birisinin hoş bir şekilde karşılanması veya hoş görülmesi anlamında kullanılır.
-
The hotel staff gave us a warm welcoming when we arrived.
(Otel personeli, varışımızda bize sıcak bir karşılama yaptı.) -
She has a welcoming smile that makes everyone feel at ease.
(Onun sıcak bir gülümsemesi var, bu da herkesin rahat hissetmesini sağlıyor.) -
The community held a welcoming event for the new residents.
(Topluluk, yeni sakinler için bir karşılama etkinliği düzenledi.) -
I felt a welcoming atmosphere the moment I stepped into the café.
(Kafeye girdiğim anda sıcak bir atmosfer hissettim.) -
Their welcoming nature made me feel like I was part of the family.
(Karşılamaları beni ailenin bir parçasıymış gibi hissettirdi.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com