wear
“Wear” İngilizce bir kelime olup, Türkçeye genellikle “giymek” veya “aşınmak” olarak çevrilebilir. Ancak hangi anlamın akla geldiğini belirlemek için kelimedeki kullanım bağlamı önemlidir.
-
“Giymek”: “Wear” en sık olarak bir şeyi giyme eylemini ifade eder. Örneğin, “She is wearing a beautiful dress” (O, güzel bir elbise giymiş) cümlesi uygun bir örnek olabilir.
-
“Aşınmak / yıpranmak”: Ancak wear kelimesi aynı zamanda bir şeyin zamanla aşınmasını, yıpranmasını veya eskimesini de ifade edebilir. Örneğin “The constant use will wear out the machinery” (Sürekli kullanım, makineyi aşındırır) cümlesi bu kullanıma örnek verilebilir.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. -
“Takmak”: Bununla birlikte, bazen “wear” kelimesi, bir aksesuar veya takı takmayı ifade etmek için de kullanılır. “She wears a diamond necklace” (O, bir pırlanta kolye takıyor) cümlesi bu kullanıma bir örnektir.
Sonuç olarak, ‘wear’ın anlamı onun kullanıldığı bağlama bağlıdır ve genellikle giysiler, takılar veya aşınma / yıpranma bağlamında kullanılır.
-
I always wear a hat when it’s sunny.
(Güneşli havalarda her zaman şapka takarım.) -
She decided to wear her new dress to the party.
(Partiye yeni elbisesini giymeye karar verdi.) -
He prefers to wear comfortable shoes while walking.
(Yürürken rahat ayakkabılar giymeyi tercih ediyor.) -
They asked us to wear formal clothes for the meeting.
(Bize toplantı için resmi kıyafetler giymemizi söylediler.) -
It’s cold outside, so make sure to wear a jacket.
(Dışarısı soğuk, bu yüzden bir ceket giymeyi unutma.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com