vaunt Ne Demek
Vaunt
Tanımı ve Anlamı:
- Övünmek; kendini övme: Bir kişinin veya şeyin özelliklerini abartarak övmek veya göstermek.
- Dişe diş övünme; kibir: Başkalarına karşı üstünlük iddia etme veya kendini ön plana çıkarma eğilimi.
Etymology (Kökeni): “Vaunt” kelimesi, Orta Çağ Fransızcadan (fransızca “vanter”) türemiştir. Bu kelime, “beyan etmek, övünmek” anlamına gelen “vanel” fiilinden gelmektedir. İngilizceye ise 14. yüzyılda girmiştir.
Açıklama ve Kullanım:
- Mecazi Kullanım (Figurative Use): “Vaunt”, bir kişinin başarılarını abartılı bir şekilde izlemesi veya kendisini başkalarına göre daha önemli veya değerli birisi olarak göstermesi durumunu ifade eder. Bireyin, yeteneklerini, başarılarını veya sahip olduğu şeyleri başkalarıyla kıyasla çok vurgulu bir biçimde açıklamasıdır.
- Gerçek Anlam (Literal Use): “Vaunt” kelimesi, bir nesnenin veya olayın kendine özgü niteliklerinin vurgulanması olarak da düşünülebilir.
Örnekler:
- “She vaunted her accomplishments at the party.” (Partide başarılarını övdü.)
- “He tends to vaunt about his wealth.” (Zenginliği hakkında övünmeyi sever.)
- “The company’s vaunt of its new product attracted many customers.” (Şirketin yeni ürünle ilgili övünmesi birçok müşteriyi çekti.)
- “They like to vaunt their achievements in social media.” (Sosyal medyada başarılarını övünmeyi severler.)
- “It’s not admirable to vaunt your talents in front of others.” (Başkalarının önünde yeteneklerini övünmek, takdir edilecek bir şey değildir.)
- “Despite his vaunts, he didn’t win any awards this year.” (Övünmelerine rağmen, bu yıl hiçbir ödül kazanamadı.)
Örnek Cümleler:
-
He tends to vaunt about his achievements.
- Başarıları hakkında övünmeyi sever.
-
They vaunted their initiative to improve public health.
- Kamu sağlığını iyileştirme girişimlerini övdüler.
-
Her vaunts about her academic success were hard to ignore.
- Akademik başarısı hakkındaki övünmeleri göz ardı edilemeyecek kadar dikkat çekiciydi.
-
The politician vaunted his reforms in front of the press.
- Siyasetçi, basın önünde reformlarını övdü.
-
Vaunting one’s abilities can sometimes come off as arrogance.
- Kişinin yeteneklerini övmesi bazen kibirli bir tavır olarak algılanabilir.
-
The article vaunted the benefits of the new policy.
- Makale, yeni politikanın faydalarını övdü.
Benzer Anlamlı Kelimeler (Synonyms) ve Türkçe Çevirileri:
- Boast (övünmek)
- Brag (övünmek)
- Proudly claim (gururla iddia etmek)
- Promote (tanıtmak, övmek)
Zıt Anlamlı Kelimeler (Antonyms) ve Türkçe Çevirileri:
- Humble (alçakgönüllü)
- Diminish (azaltmak, küçümsemek)
- Understate (küçümseyerek ifade etmek)
- Disparage (küçümsemek)
Bu bilgiler, “vaunt” kelimesinin anlamı, kullanımı ve bağlamı hakkında kapsamlı bir anlayış sağlamaktadır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com