Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

urge

“Urge” İngilizce’de bir fiil veya isim olarak kullanılır. Fiil olarak kullanıldığında, “ısrar etmek”, “dürtmek”, “teşvik etmek” veya “zorlamak” anlamına gelir. İşte birkaç örneği:

  1. I feel an urge to eat popcorn when I watch a movie. - Bir film izlerken patlamış mısır yeme dürtüsü hissediyorum.

  2. My friends urged me to apply for the job. - Arkadaşlarım işe başvurmam için beni teşvik etti.

Isim olarak kullanıldığında “istek”, “arzu” veya “ihtiyaç” anlamlarına gelir. Örneğin:

  1. She had an urge to travel around the world. - Dünyayı dolaşıp görmek için bir isteği vardı.

  2. He felt an undeniable urge to tell the truth. - Gerçeği söyleme konusunda inkâr edilemez bir dürtüsü vardı.

  1. She felt an overwhelming urge to call her best friend for advice.
    (En iyi arkadaşına danışmak için güçlü bir istek hissetti.)

  2. The urge to eat sweets was hard to resist during the diet.
    (Diyet yaparken tatlı yeme isteğini direnmek zor oldu.)

  3. He had an urge to travel and explore new places.
    (Yeni yerler keşfetme isteği vardı.)

  4. There was a sudden urge to dance when the music started playing.
    (Müzik çalmaya başladığında aniden dans etme isteği oluştu.)

  5. Many people feel the urge to help others in times of need.
    (Birçok insan ihtiyaç anında başkalarına yardım etme isteği hisseder.)

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com