Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

upbeat

“Upbeat” kelimesi, İngilizce’de genellikle iki ana anlama gelir, pozitif ve neşeli anlamına geldiği gibi, aynı zamanda müzik terimidir.

  1. Genel kullanımı: İlk ve en yaygın kullanılan anlamı, pozitif, iyimser veya neşeli bir hali ifade eder. Örneğin, “She was feeling very upbeat about the new project” (Yeni projeye dair çok olumlu hissediyordu) cümlesinde “upbeat” kelimesi pozitif bir hissiyatı ifade eder.

  2. Müzikal anlamı: Müzikteyse, “upbeat” bir parçanın ritmi veya tempusu hakkında konuşurken kullanılır. Bir müzikal ölçünün (bir dizi sesin ritmik bir birimi) bitiminden hemen önceki vuruşu ifade eder. Öyle ki, bir parça çalınmaya başlanmadan önce orkestra şefinin salladığı asanın yukarı doğru hareketi ‘upbeat’ olarak adlandırılır.

Dilimize ise genellikle ‘canlı, neşeli, enerjik’ gibi anlamlarla çevrilmektedir.

  1. She entered the room with an upbeat attitude that lifted everyone’s spirits.
    Odaya herkesin moralini yükselten neşeli bir tavırla girdi.

  2. The music at the party was so upbeat that everyone started dancing.
    Partideki müzik o kadar neşeliydi ki herkes dans etmeye başladı.

  3. He always has an upbeat response to challenges, which inspires his team.
    O, her zaman zorluklara neşeli bir yanıt veriyor, bu da ekibini motive ediyor.

  4. After a long week, a weekend getaway can really help you feel more upbeat.
    Uzun bir haftadan sonra, bir hafta sonu kaçamağı kendinizi daha neşeli hissetmenize gerçekten yardımcı olabilir.

  5. The upbeat tempo of the song made it a perfect choice for the workout playlist.
    Şarkının neşeli temposu, onu egzersiz çalma listesi için mükemmel bir seçim haline getirdi.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com