unwieldy
“Unwieldy” İngilizce bir sıfattır ve Türkçe’ye “hantal”, “kullanması zor”, “elde edilmesi veya taşınması güç” olarak çevrilebilir. Çoğunlukla ağır, büyük veya şekli yüzünden zorlukla hareket ettirilen veya kontrol edilen bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Fakat, bu kelime sadece fiziksel nesneler için değil, aynı zamanda karmaşık veya zor anlaşılır durumlar, süreçler veya sistemler için de kullanılır. Örneğin, “The new computer software is unwieldy and confusing” cümlesi “Yeni bilgisayar yazılımı hantal ve kafa karıştırıcı” olarak çevrilebilir. Bir başka örnek de “The large wooden chest was unwieldy and hard to move” cümlesi olabilir ki Türkçe’ye “Büyük tahta sandık hantal ve hareket ettirmesi zordu” olarak çevrilebilir.
-
The package was so unwieldy that I had trouble carrying it up the stairs.
- Paket o kadar hantal ki merdivenleri çıkarken onu taşımakta zorluk çektim.
-
Her unwieldy handwriting made it difficult for the teacher to read her essay.
- Onun hantal yazısı, öğretmenin denemesini okumasını zorlaştırdı.
-
The furniture was too unwieldy to fit through the narrow door.
- Mobilya, dar kapıdan geçmek için çok hantal olduğu için sığmadı.
-
He tried to manage the unwieldy crowd but found it overwhelming.
- Hantal kalabalığı yönetmeye çalıştı ama bunun üstesinden gelmek zor olduğunu fark etti.
-
The project became unwieldy as more people joined and began to contribute.
- Proje, daha çok insan katıldıkça ve katkıda bulundukça hantal hale geldi.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com