unsociable
“Unsociable” İngilizce bir terimdir ve kelime anlamı olarak “sosyalleşmeyi sevmeyen” veya “geçimsiz, içine kapanık” anlamına gelir. Unsociable kelimesi, genellikle bir kişinin toplumla veya diğer insanlarla kaynaşmayı seven, girişken ya da sosyal bir yapıya sahip olmamasını tanımlamak için kullanılır. Bir kişi eğer etrafındaki insanlarla sık sık etkileşime geçmiyorsa veya genellikle yalnız vakit geçirmeyi tercih ediyorsa, bu kişi için unsociable terimi kullanılabilir. Bu durum, kişinin diğer insanlarla kendini ifade etme şekli ve sosyal çevreyle olan ilişkisi hakkında bilgi verir. Şunu da belirtmek gerekir ki, unsociable olmak her zaman olumsuz bir özellik olarak değerlendirilmemelidir çünkü bazı kişiler doğaları gereği daha içine kapanık ve yalnız olmayı tercih ederler.
-
He was considered unsociable because he rarely attended social gatherings.
(Sosyal etkinliklere nadiren katıldığı için topluma kapalı olarak değerlendiriliyordu.) -
Her unsociable behavior at the party made everyone feel uncomfortable.
(Partideki topluma kapalı davranışları herkesin rahatsız hissetmesine neden oldu.) -
Despite being unsociable, he had a few close friends who understood him.
(Topluma kapalı olmasına rağmen, onu anlayan birkaç yakın arkadaşı vardı.) -
The unsociable nature of the cat made it difficult for the children to play with it.
(Kedinin topluma kapalı doğası, çocukların onunla oynamasını zorlaştırıyordu.) -
He preferred reading books at home to going out, which some interpreted as being unsociable.
(Evde kitap okumayı dışarı çıkmaya tercih ediyordu, bu da bazıları tarafından topluma kapalı olarak yorumlandı.)