unoriginal
“Unoriginal” kelimesi İngilizce’de, Türkçede “özgün olmayan, özgünlüğü olmayan” anlamına gelir. Genellikle, başkasının fikirleri, düşünceleri veya eserleri üzerinden kendi çalışması imiş gibi sunan kişi için kullanılır. Yaratıcılığın veya özgünlüğün eksik olduğu durumlarda da “unoriginal” kelimesi kullanılabilir.
Örneğin, başkasının yazısı kopyalandığında veya bir sanatçının eseri başka biri tarafından taklit edildiğinde, kopyalayan veya taklit eden kişi “unoriginal” olarak tanımlanabilir. Ayrıca, bir düşünce veya şey zaten dünyada var olan ve başka birisi tarafından önceden düşünülmüş, yaratılmış veya geliştirilmişse, o fikir veya şey “unoriginal” olarak adlandırılır.
Kısacası, “unoriginal” kelimesi genellikle olumsuz bir anlam taşır ve özgünlük veya yaratıcılık eksikliğine dikkat çeker. Bu, genellikle herhangi bir sanatsal, entelektüel veya yaratıcı çabada önemli bir yeterlilik ya da istenen özellik olduğu için olumsuz bir anlam taşır.
-
His ideas were very unoriginal, as they simply copied others’ work.
(Onun fikirleri çok sıradışıydı, çünkü başkalarının çalışmalarını sadece kopyalamıştı.) -
The movie received criticism for its unoriginal plot and lack of creativity.
(Film, sıradışı senaryosu ve yaratıcılıktan yoksunluğu nedeniyle eleştiri aldı.) -
She preferred to write original stories rather than unoriginal ones.
(O, sıradışı hikayeler yazmayı tercih etti, kopya olanları değil.) -
The artist was accused of being unoriginal for replicating famous paintings.
(Sanatçı, ünlü tabloları tekrar ettiği için sıradışı olmakla suçlandı.) -
Many regard his work as unoriginal since it follows current trends too closely.
(Birçok kişi, onun eserini mevcut trendleri çok yakından takip ettiği için sıradışı olarak görüyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com