unobstructed
“Unobstructed” İngilizce bir sıfat olup Türkçeye “engelsiz, açık, tıkanıklığı olmayan” olarak çevrilebilir. Bu kelime genellikle görüş alanının, yürüme yolunun veya hareket etme olanaklarının herhangi bir engelle karşılaşmadan tamamen açık olduğunu ifade eder.
Örneğin, “unobstructed view” ifadesi “engelsiz manzara” anlamına gelir, yani önünüzde hiçbir engel olmadan tamamen açık bir manzara görüyorsunuz demektir. Benzer şekilde “unobstructed path” “engelsiz yol” anlamına gelir.
“Unobstructed” kelimesi genellikle olumlu bir anlam taşır çünkü engeller genellikle bir şeyin görülmesini veya yapılmasını zorlaştırır. Bu nedenle “unobstructed” kelimesi, çoğu durumda bir kolaylık veya özgürlük durumunu ifade eder. Genellikle fiziksel engelleri ifade ederken, bazen de sembolik veya soyut engelleri ifade edebilir.
-
The view from the top of the mountain was unobstructed, allowing us to see for miles.
- Dağın zirvesinden manzara engellenmemişti, bu da bize mililerce uzaklığa görebilme imkanı verdi.
-
The architect designed the house to have unobstructed natural light throughout the day.
- Mimar, evi gün boyunca engellenmemiş doğal ışık alacak şekilde tasarladı.
-
He walked along the beach, enjoying the unobstructed horizon.
- Plaj boyunca yürüdü, engellenmemiş ufkun tadını çıkardı.
-
The new park offers an unobstructed space for children to play freely.
- Yeni park, çocukların özgürce oynayabileceği engellenmemiş bir alan sunuyor.
-
The conference room was designed with unobstructed views, enhancing the overall experience.
- Toplantı odası, genel deneyimi artırmak için engellenmemiş manzaralarla tasarlandı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com