uniformity
“Uniformity”, Türkçe’ye “birliklilik”, “eşitlik” ya da “standartlaşma” olarak çevrilebilir. Bu kelime genellikle bir şeyin tüm parçaları veya özellikleri arasında bir samimiyet, denge veya süreklilik olduğunu ifade eder. Bu özelliklerin her biri, bir bütün olarak aynı olduğunu gösterir.
Örneğin, bir öğrenci grubunun giydiği okul uniforması “uniformity"yi ifade eder çünkü her öğrencinin giydiği kıyafet birbirinin aynısıdır. Aynı şekilde, bir şirketin uyguladığı kurallar ve prosedürlerin tüm çalışanlar için aynı olması da bir “uniformity” örneğidir.
“Uniformity” belirli bir tutarlılık, düzenlilik ve süreklilik gerektiren durumlar için kullanılabilir. Bu, belirli bir kalitenin korunmasına yardımcı olabilir veya belirli bir grup veya organizasyonun belirli bir standardı veya görünümü sürdürmesini sağlayabilir.
-
The uniformity of the design made the building look modern and sleek.
(Tasarımın homojenliği binanın modern ve şık görünmesini sağladı.) -
The company values uniformity in its products to ensure a consistent customer experience.
(Şirket, tutarlı bir müşteri deneyimi sağlamak için ürünlerinde homojenliği önemsiyor.) -
The school strives for uniformity in its dress code to promote equality among students.
(Okul, öğrenciler arasında eşitliği teşvik etmek için kıyafet yönetmeliğinde homojenliğe çalışıyor.) -
Scientists aim for uniformity in their experiments to obtain reliable results.
(Bilim insanları güvenilir sonuçlar elde etmek için deneylerinde homojenlik hedefler.) -
The artist appreciated the uniformity in the color palette throughout the series of paintings.
(Sanatçı, resim serisinde renk paletindeki homojenliği takdir etti.)