unfeasible
“Unfeasible” İngilizce bir kelime olup, Türkçeye genellikle “uygulanabilir olmayan”, “gerçekleştirilemez” ya da “uygunsuz” şeklinde çevrilebilir. Bu kelime, genellikle bir plan, öneri veya fikrin uygulanması veya gerçekleştirilmesi mümkün olmayan durumlar için kullanılır. Aynı zamanda, bir durumun, bir şeyin yapılamamasına, gerçekleştirilememesine vurgu yapar. “Feasible” kelimesinin olumsuz hali olan “unfeasible” genellikle iş dünyasında ya da teknik alanlarda kullanılır. Bu kelime genellikle nesnel bir durumu belirtir, yani bir şeyin neden uygulanamayacağı veya yapılacak bir şeyin pratikte gerçekleştirilemeyeceğini ifade eder. İtiraz edilemez, inkar edilemez bir durumun varlığına işaret eder.
-
Completing the project in two weeks is unfeasible given the current circumstances.
- Mevcut koşullar göz önüne alındığında projeyi iki haftada tamamlamak mümkün değil.
-
The unfeasible budget constraints hindered the team’s ability to deliver quality work.
- Gerçekleşmesi imkansız bütçe kısıtlamaları, ekibin kaliteli iş teslim etme yeteneğini engelledi.
-
Proposing a solution that requires extensive resources can be seen as unfeasible.
- Geniş kaynaklar gerektiren bir çözüm önermek, imkansız olarak görülebilir.
-
Many consider the idea of colonizing Mars to be unfeasible at this time.
- Mars’ı kolonileştirme fikrini pek çok kişi şu anda imkansız olarak görüyor.
-
The timeline for the merger was deemed unfeasible by the consultants.
- Birleşme için belirlenen zaman çizelgesi, danışmanlar tarafından imkansız olarak değerlendirildi.