unfair
“Unfair” kelimesi, İngilizceden Türkçeye “haksız”, “adaletsiz” veya “dürüst olmayan” anlamına gelen bir sıfattır. Bu kelime genellikle, bir durumun, kararın veya davranışın adil veya eşit olmadığını ifade etmek için kullanılır.
Özellikle yasalarla veya toplum normlarıyla belirlenen adil davranış ve prosedürlere uymayan durumlar, genellikle “unfair” terimi ile tanımlanır. Bunun yanı sıra, bir kişinin ya da grubun hak ettiğinden daha az şey aldığı durumlar veya başkalarına göre daha dezavantajlı bir şekilde muamele gördüğü durumlar da “unfair” olarak nitelendirilebilir.
Örneğin: “Unfair competition” (haksız rekabet), bir veya daha fazla işletmenin, rekabette adil olmayan veya etik olmayan yöntemler kullanarak avantaj elde etmeye çalıştığı bir durumu ifade eder. Diğer taraftan, “unfair treatment” (haksız muamele) bir kişiye veya gruba, onların hakları, çıkarları veya duygularını görmezden gelerek uygulanan adaletsiz bir muameleyi ifade eder.
2:14
-
It is unfair to judge someone without knowing their story.
(Birinin hikayesini bilmeden yargılamak haksızlıktır.) -
The rules of the game were applied in an unfair manner.
(Oyunun kuralları haksız bir şekilde uygulandı.) -
She felt it was unfair that her coworkers received bonuses while she did not.
(Çalışma arkadaşlarının prim alırken onun almamasının haksız olduğunu düşündü.) -
Unfair treatment can lead to low morale in the workplace.
(Haksız muamele, işyerinde düşük moral seviyelerine yol açabilir.) -
They protested against the unfair policies of the government.
(Hükümetin haksız politikalarına karşı protesto ettiler.)