undetectable
“Undetectable” kelimesi, İngilizce’den Türkçeye “tespit edilemez” ya da “algılanamaz” olarak çevrilebilir. Bu kelime genellikle bir şeyin varlığının bulunmasının veya fark edilmesinin mümkün olmadığı durumlar için kullanılır.
“Undetectable” kelimesi genellikle tıbbi veya bilimsel açıdan bir durumun veya durumun belirlenemeyeceği zamanlarda kullanılır. Örneğin, bazı virüslerin veya hastalıkların seviyeleri “undetectable” (tespit edilemez) olabilir, bu da onların vücutta belirli bir test ile saptanamayacakları anlamına gelir.
Bu kelime ayrıca bir şeyin gizli ya da belirsiz olduğu, dolayısıyla gözlemlenebilir veya anlaşılır olmadığı durumları betimlemek için de kullanılabilir. Örneğin, bilgisayar korsanları bazen izlerini “undetectable” (tespit edilemez) hale getirmeye çalışabilirler ki böylece faaliyetlerini kimse keşfedemez.
Sonuç olarak “Undetectable”, herhangi bir gözlem veya algılama metodunun dışında var olan bir durumu ifade eder. Bu terim, genellikle bir durumun görünmez, fark edilemez veya belirlenemez olduğu anlamında kullanılır.
-
The spy used an undetectable device to gather information without being noticed.
(Casus, fark edilmeden bilgi toplamak için görünmez bir cihaz kullandı.) -
Scientists are researching ways to create undetectable drugs for medical use.
(Bilim insanları, tıbbi kullanım için fark edilmeyen ilaçlar üretmenin yollarını araştırıyor.) -
The undetectable flaws in the software caused significant problems later on.
(Yazılımdaki görünmez kusurlar daha sonra önemli sorunlara yol açtı.) -
Her talent for blending into the crowd made her nearly undetectable to the enemy.
(Kalabalığa karışma yeteneği, onu düşmana neredeyse görünmez hale getirdi.) -
The hacker found a way to remain undetectable while accessing the secure network.
(Hacker, güvenli ağa erişirken görünmez kalmanın bir yolunu buldu.)