underrated
“Underrated” İngilizce bir terim olup Türkçeye genellikle “hak ettiği değeri görmeyen” veya “gerçek değeri anlaşılmayan” şeklinde çevrilebilir. Bu kelime genellikle, hak ettiği takdiri, övgüyü veya değeri almayan bir kişi, film, sanat eseri, olay, vb. şeyleri anlatmak için kullanılır.
Örneğin, “Bu film çok underrated” cümlesi, anlamına göre “Bu film hak ettiği değeri görmedi” veya “Bu filmin gerçek değeri anlaşılmadı” anlamına gelir. Yani, film genel halk, eleştirmenler veya ikisinden biri tarafından gerektiği kadar takdir edilmiyor veya önemsenmiyor olabilir.
Bu kelimenin tam anlamı bağlamına göre değişiklik gösterebilir ve çoğunlukla subjektif bir değerlendirmeyi ifade eder. Aynı zamanda, bir şeyin genellikle gözden kaçtığını veya yeterince dikkate alınmadığını belirtmek için de kullanılır.
-
Many talented artists remain underrated in the music industry.
- Birçok yetenekli sanatçı müzik endüstrisinde underrated kalıyor.
-
I think this book is underrated and deserves more recognition.
- Bu kitabın underrated olduğunu düşünüyorum ve daha fazla tanınmayı hak ediyor.
-
The film received little attention, but it’s truly an underrated masterpiece.
- Film az bir ilgi gördü, ama gerçekten underrated bir başyapıt.
-
His performance in the play was stunning, yet he is still underrated by critics.
- Tiyatrodaki performansı etkileyiciydi, ancak hala eleştirmenler tarafından underrated.
-
There are many underrated destinations that offer breathtaking views.
- Nefes kesici manzaralar sunan birçok underrated destinasyon var.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com