underground
“Underground” İngilizceden Türkçeye “yer altı” anlamına gelir. Farklı anlamlar içerebilir ve genellikle kullanıldığı bağlama göre anlamı değişir.
-
Yerin altında, yüzeyin altında veya toprağın altında olmayı ifade eder. Örneğin, bir sığınak genellikle yer altında bulunur.
-
İkinci olarak, “underground” ayrıca bir yer altı taşıma türünü, özellikle yer altı metroyu ifade eder. Örneğin, Londra’daki “Underground” ağı, Britanya’daki yer altı tren sistemidir.
-
Üçüncü olarak, “underground” resmi olmayan, gizli veya ana akımdan saklı olanı ifade eder, genellikle bir direniş hareketi veya alternatif bir kültür çerçevesinde. Örneğin, bir “underground” müzik sahnesi genellikle geleneksel medya kanallarında yaygın olarak kabul edilemeyen veya görülmeyen sanatçıları ve grupları ifade eder.
-
Son olarak, İngilizce konuşulan ülkelerde “underground” ayrıca yer altı müzesi olarak da bilinir.
-
The underground station was crowded with commuters during rush hour.
(Yer altı istasyonu, yoğun saatlerde yolcularla doluydu.) -
The band played in an underground venue that was not well known.
(Grup, pek bilinmeyen bir yer altı mekânında performans sergiledi.) -
The train travels underground for several miles before reaching the next station.
(Tren, bir sonraki istasyona ulaşmadan önce birkaç mil yer altından gidiyor.) -
There are many underground tunnels that were used during the war.
(Savaş sırasında kullanılan birçok yer altı tüneli var.) -
He prefers to explore underground caves instead of hiking in the mountains.
(Dağlarda yürüyüş yapmaktansa yer altı mağaralarını keşfetmeyi tercih ediyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com