Goong.com - Yeni Nesil Sözlük

underdog

“Underdog” kelimesi İngilizce’de genellikle bir rekabet ya da yarışmada az şansı olduğu düşünülen tarafı tanımlar. Bu kelime genellikle daha az kaynağı, gücü veya deneyimi olan kişi veya grupları tanımlar.

Underdog kelimesi Türkçeye genellikle “ezik”, “zayıf taraf”, “mağlup durumda olan” veya “avantajsız olan” gibi ifadelerle çevrilebilir. Ancak, bu kelimenin olumsuz bir anlamı ole bir durumu olmayabilir. Birçok hikaye ve filmde underdog karakteri, zorlukları aşmak ve sonunda başarılı olmak için mücadele eden kahramanı tanımlar. Öyle ki, pek çok kişi veya izleyici genellikle underdog’a sempati duyar ve onların başarılı olmasını ister.

Örneğin, bir spor karşılaşmasında daha tecrübeli ve başarılı geçmişi olan bir takıma karşı daha az deneyimli ve başarı geçmişi olmayan bir takım “underdog” olarak kabul edilir.

  1. The small school team was considered the underdog in the championship.
    Küçük okul takımı şampiyonada azınlık olarak değerlendiriliyordu.

  2. Many people love to root for the underdog in sports events.
    Birçok insan spor etkinliklerinde azınlık olanı desteklemeyi sever.

  3. Despite being the underdog, she managed to win the competition.
    Azınlık olmasına rağmen, yarışmayı kazanmayı başardı.

  4. The movie tells the inspiring story of an underdog who achieved his dreams.
    Film, hayallerine ulaşan bir azınlığın ilham verici hikayesini anlatıyor.

  5. Everyone loves a good underdog story where the unlikely hero triumphs.
    Herkesin olası kahramanın zafer kazandığı güzel bir azınlık hikayesini sevdiği bir gerçektir.

Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com