True
“TRUE” İngilizce’de bir sıfattır ve Türkçe’de “gerçek” veya “doğru” anlamına gelir. Bu kelime, genelde bir durumun veya ifadenin gerçekliğini, dogruluğunu ya da belirli standartlara, normlara uygun olmasını belirtmek için kullanılır. Ayrıca, bilgisayar biliminde TRUE bir boolean değişkeni olup, bir durumun var olduğunu ya da bir işlemin sonucunun olumlu olduğunu belirtir.
Örnek kullanımlar:
- “This is a true story.” - “Bu bir gerçek hikaye.”
- “His predictions were true.” - “Onun tahminleri doğruydu.”
- “In programming, if the condition is met, the result is true.” - “Programlamada, eğer koşul karşılanıyorsa, sonuç doğru olur (true).”
Burada ki “true”, aynı zamanda dürüstlük ve güvenilirliği de belirtir. Gerçekliği ve doğruluğu fikirleri ve durumları doğrulamak için kullanılır.
-
The statement he made is true and can be verified easily.
Yaptığı açıklama doğrudur ve kolayca doğrulanabilir. -
She always tells the truth, so I believe her when she says it’s true.
O her zaman doğruyu söyler, bu yüzden bunun doğru olduğunu söylediğinde ona inanıyorum. -
It is true that we need to work harder to achieve our goals.
Hedeflerimize ulaşmak için daha çok çalışmamız gerektiği doğrudur. -
The report was confirmed to be true by multiple sources.
Rapor, birden fazla kaynak tarafından doğrulanmış olarak gerçek olduğu belirtildi. -
He finally admitted that his feelings for her were true.
Nihayet onun için hislerinin gerçek olduğunu kabul etti.