transporter
“Transporter” İngilizce’de bir isimdir ve genellikle gönderi veya kargo taşıyan bir araç veya kişi anlamına gelir. Şöyle birkaç kullanım örneği vardır:
-
Kamyon ve gemi gibi taşıtlar bazen ‘goods transporter’ veya ‘freight transporter’ olarak adlandırılır çünkü malları bir yerden başka bir yere taşırlar.
-
Kimyasal maddeleri hücreler arasında taşıyan bir protein veya molekül genellikle bir ‘molecular transporter’ veya ‘chemical transporter’ olarak adlandırılır.
2:14
SPONSORLU · TOMBİK.COM İngilizceyi ders kitaplarından değil, YouTube'dan öğren. -
“Transporter” ayrıca bir kişiye de işaret edebilir. Örnek olarak, bir taşımacılık şirketinde çalışan bir kişi ’transporter’ olarak adlandırılabilir çünkü malzemelerin taşınmasından sorumludur.
-
“Transporter”, bir dizi bilim kurgu filmi ve televizyon dizisinin adıdır. Bu seride, ana karakter aksiyon dolu senaryolarda hassas kargolar taşıyan profesyonel bir “transporter” (taşıyıcı)‘dır.
-
Otomotiv sektöründe, Transporter, Volkswagen tarafından üretilmiş bir minibüs modelinin ismidir.
Örneğin bir cümle içinde kullanımı: “The ship acts as a transporter for goods between the two countries.” “Bu gemi, iki ülke arasında malları taşıyan bir transporter olarak görev yapar.”
-
The transporter delivered the goods on time.
(Taşıyıcı, ürünleri zamanında teslim etti.) -
We hired a transporter for our move to the new house.
(Yeni eve taşınmak için bir taşıyıcı kiraladık.) -
The transporter was responsible for ensuring the safety of the cargo.
(Taşıyıcı, yükün güvenliğini sağlamakla sorumluydu.) -
A specialized transporter was needed for the fragile items.
(Kırılgan eşyalar için özel bir taşıyıcıya ihtiyaç vardı.) -
The transporter uses advanced technology to track shipments.
(Taşıyıcı, gönderileri takip etmek için ileri teknoloji kullanıyor.)