transparent
“Transparent” İngilizce bir kelime ve Türkçeye “şeffaf” olarak çevrilebilir. İki ana kullanım alanı vardır.
-
Fiziksel anlamı: Bir cisim (genellikle bir materyal) eğer ışığı kesintisiz bir şekilde geçiriyorsa, bu cisme şeffaf denir. Örneğin; cam, su, bazı plastikler şeffaf olarak kabul edilir. Bunun nedeni, bu materyallerin üzerine düşen ışığın büyük çoğunluğunu geçirmesi ve böylece materyalin içinden geçmekte olan nesnelerin rahatlıkla görülebilmesidir.
-
Soyut anlamı: Dürüst ya da açık sözlülük için de ’transparent’ kelimesi kullanılabilir. Eğer bir kişi ya da bir durum “transparent” olarak nitelendiriliyorsa, bu kişinin veya durumun açık, anlaşılır ve gizleyecek bir şeyi olmadığı anlamına gelir.
Örneğin, “He is a transparent person.” cümlesi, “O şeffaf bir insandır.” olarak çevrilebilir ve bu, onun dürüst ve net bir kişi olduğunu ifade eder.
-
The glass is so transparent that you can see right through it.
(Cam o kadar saydam ki, içinden tam olarak görebiliyorsunuz.) -
She wore a transparent dress that caught everyone’s attention.
(Herkesin dikkatini çeken saydam bir elbise giydi.) -
The lake was transparent, allowing us to see the fish swimming below.
(Göl saydamdı, bu yüzden aşağıdaki balıkları görebiliyorduk.) -
The company promised to be transparent about its financial dealings.
(Şirket, mali işlemleriyle ilgili şeffaf olacağına söz verdi.) -
The design features a transparent panel that lets in natural light.
(Tasarım, doğal ışığın girmesine olanak tanıyan saydam bir panel içeriyor.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com