track
“Track” İngilizce bir kelime olup Türkçeye çeşitli anlamlarda çevrilebilir.
-
Yol, rota, iz: Bir çizgi veya yol, genellikle bir kişi veya aracın takip etmesi veya gelişmesi için. Örneğin, bir ormanda yürüyüş yolu veya bir tren yolu gibi.
-
Spor dallarında bir yarışma pisti: Atletizm ve motor sporları gibi sporlar için özel olarak tasarlanmış ve yapılmış yol anlamına gelir.
-
Takip etmek, izlemek: Bir kişi veya nesnenin hareketini veya ilerlemesini gözlemlemek, incelemek ve kaydetmek anlamına gelir. Örneğin, bir paketin teslimatını çevrimiçi olarak takip etmek veya bir proje sürecini izlemek gibi.
-
Müzik: Bir albümdeki belirli bir şarkı anlamına da gelebilir.
-
Bilgisayar teknolojisi: Bilgisayar disklerinde, bilgilerin depolandığı dairesel bir çizgiyi temsil eder.
Bu anlamlar, kelimenin kullanıldığı bağlama bağlıdır ve “track” kelimesinin yanı sıra, diğer anlamları da olabilir.
-
The train will track through the mountains, offering breathtaking views.
- Tren dağların içinden geçecek, nefes kesici manzaralar sunacak.
-
She decided to track her fitness progress using an app.
- Fitness ilerlemesini bir uygulama kullanarak takip etmeye karar verdi.
-
The detective was able to track down the missing person.
- Dedektif kaybolan kişiyi bulmayı başardı.
-
Scientists use GPS to track animal migration patterns.
- Bilim insanları hayvan göç desenlerini takip etmek için GPS kullanıyor.
-
He left a trail to track his way back home.
- Eve geri dönmek için bir iz bıraktı.