touring
“Touring” İngilizcede “gezme” ya da “tur atma” anlamına gelir. Bir yerden bir yere, genellikle bir ülkeden başka bir ülkeye veya bir şehirden başka bir şehire seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle, bu ağırlıklı olarak eğlenmek, dinlenmek ya da bilgi ve deneyim kazanmak amacıyla gerçekleştirilen bir faaliyet türüdür. Ayrıca bir grup müzisyenin, tiyatro topluluğunun veya sporcunun bir dizi performans veya etkinlik için farklı yerlere seyahat etmesi anlamına da gelebilir. Örneğin, “We spent the summer touring Europe” cümlesi “Yazı Avrupa’yı dolaşarak geçirdik” anlamına gelir. “Touring” kelimesi, aynı zamanda “gezi” ya da “tur” gibi geniş kapsamlı anlamları da taşır.
-
I am touring Europe this summer to explore new cultures.
Bu yaz yeni kültürleri keşfetmek için Avrupa’yı geziyorum. -
The band is touring across the country and will perform in several cities.
Grubun ülke genelinde turneye çıktığı ve birçok şehirde konser vereceği duyuruldu. -
She enjoys touring historical landmarks during her vacations.
Tatillerinde tarihi simge yapıları gezmeyi seviyor. -
Our school is organizing a touring trip to the science museum next month.
Okulumuz gelecek ay bilim müzesine bir gezi düzenliyor. -
He wrote a travel blog while touring Asia last year.
Geçen yıl Asya’yı gezerken bir seyahat blogu yazdı.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com