topic
“Topic”, Türkçe’de “konu” anlamına gelir. Özellikle bir konuşma, tartışma, metin veya araştırmanın odaklandığı, üzerinde durulduğu ya da ele alındığı ana fikir veya konudur. Bir kitap, ders, konferans, bilimsel araştırma ya da günlük hayatta yapılan bir konuşmanın taşıdığı ana düşünce ’topic’ ile ifade edilir. Bir başka deyişle, ’topic’, bir sohbetin veya çalışmanın üzerinde yoğunlaştığı, ana hatları ve özünü belirleyen konuyu ifade eder. Kısacası, bir tartışmanın, bir yazının ya da bir konuşmanın odağını belirler ve genellikle çoğul kullanımı da yaygındır.
-
The topic of climate change is becoming increasingly important in global discussions.
(İklim değişikliği konusu, küresel tartışmalarda giderek daha önemli hale geliyor.) -
Let’s focus on a specific topic for our research project.
(Araştırma projemiz için belirli bir konuya odaklanalım.) -
During the meeting, we will cover several topics related to employee satisfaction.
(Toplantı sırasında, çalışan memnuniyeti ile ilgili birkaç konuyu ele alacağız.) -
She chose a controversial topic for her debate, which sparked a lot of discussion.
(Tartışması zor bir konu seçti, bu da birçok tartışmaya yol açtı.) -
The professor assigned a reading on a complex topic that requires careful analysis.
(Profesör, dikkatli bir analiz gerektiren karmaşık bir konu hakkında okumalar verdi.)
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com