tomboy
“Tomboy” kelimesi İngilizcede genellikle toplumun geleneksel olarak erkek çocuklara atfettiği davranışları ve ilgi alanlarını benimseyen kız çocuklarını tanımlamak için kullanılır. Bu, spora olan ilgi, erkek çocukların genellikle oynadığı oyunların bir parçası olma, erkek çocukların genellikle giydiği kıyafetleri giyme gibi şeyleri içerebilir.
Türkçede “tomboy” kelimesine tam karşılık gelen bir kelime yoktur. Ancak genellikle erkek gibi davranan, kaba kuvvet gerektiren oyunlar oynayan kız çocukları anlamında kullanılır ve genellikle “erkek fatması” veya “oğlan kız” şeklinde ifade edilir.
Yine de, “tomboy” teriminin ağırlıklı olarak çocuklar ve gençlerle ilgili olduğunu ve genellikle hafif bir olumsuz çağrışıma sahip olmadığını belirtmek önemlidir. Her bireyin cinsiyet normlarına uymayan ilgi ve davranışları benimsemekte özgür olduğunu unutmayın. Bu davranışları olan bir kız çocuğunu “tomboy” olarak etiketlemek pek hoş karşılanmaz, çünkü bu terim bireyi belirli bir çerçeveye sokma eğilimindedir. Her insanın kendine özgü olduğunu ve kendi benzersiz ilgi alanları, yetenekleri ve kimliklerinin olabileceğini unutmayın.
2:14
Son olarak bir kişi “tomboy” olmanın — yani geleneksel cinsiyet rollerine meydan okumanın, farklı ve özgün olmanın — etik bir hale geldiği bir dünyada yaşamamız önemlidir.
-
She was a tomboy who preferred climbing trees over playing with dolls.
(O, bebeklerle oynamak yerine ağaçlara tırmanmayı tercih eden bir kız çocuğuydu.) -
As a tomboy, she couldn’t care less about wearing makeup or dresses.
(Bir tomboy olarak makyaj yapmayı ya da elbise giymeyi umursamazdı.) -
Growing up as a tomboy, she often played sports with the boys in her neighborhood.
(Tomboy olarak büyüyen o, mahalledeki çocukların yanında sık sık spor yapardı.) -
Her tomboy nature made her an excellent athlete in school.
(Onun tomboy yapısı okulda mükemmel bir sporcu olmasını sağladı.) -
Many people admired her confidence as a tomboy in a society that expected girls to be more traditional.
(Birçok insanın, toplumu daha geleneksel olmaları beklenen kızlar olarak gören bir ortamda tomboy olarak kendine güvenini takdir etti.)