toast
“Toast” Türkçe’de birkaç farklı anlam taşıyabilir ve bağlama göre değişebilir.
-
İlk ve en yaygın anlamı, “kızarmış ekmek” anlamına gelir. Genellikle kahvaltıda yenir ve üzerine tereyağı, reçel gibi şeyler sürülebilir.
-
İkinci anlamı, bir kişiye ya da bir şeye özel bir anlamda sunulan kutlama sözleridir. Bir şerefe içilirken yapılan konuşma anlamına gelir. Örneğin, bir düğünde gelin ve damada bir “toast” verilebilir.
-
Üçüncü anlamı ise, bir şeyin ya da birisinin sonunun geldiğini belirtmek için argo bir tabirdir. Örneğin, “Eğer bu projeyi zamanında bitiremezsek, işimiz toast olacak” cümlesi, “işimizin sonu gelecek” anlamına gelir.
-
Ayrıca “toast” kelimesi bir fiil olarak da kullanılabilir. Bu durumda, genellikle ekmek dilimlerini kızartmak veya birine bir içki ile kutlama yapmak anlamına gelir.
-
I would like to make a toast to the happy couple.
Mutlu çifte bir kadeh kaldırmak istiyorum. -
She spread butter on her toast before adding jam.
Ezine peynirini koymadan önce tostun üzerine tereyağı sürdü. -
The toast was burnt, so I had to make another one.
Tost yanmıştı, bu yüzden bir tane daha yapmak zorunda kaldım. -
He raised his glass to propose a toast at the party.
Parti sırasında bir kadeh kaldırmak için kadehini kaldırdı. -
I enjoy having toast with my breakfast every morning.
Her sabah kahvaltımda tost yapmayı seviyorum.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com