timeless
“Timeless” kelimesi İngilizce’de zamanla sınırlı olmayan, zamana meydan okuyan veya zamansallıktan muaftir anlamına gelen bir sıfattır. Eski veya geçmiş zamanlara ait herhangi bir dönemi işaret etmez, aksine bir şeyin daima ilgili ve mevcut kalacağı anlamına gelir. Türkçe karşılığı ise “zamansız” ya da “ebedi” olarak ifade edilir. Bir eserden, düşünceden, heykelden, fotoğraftan, müzik parçasından vb. bahsederken “timeless” kelimesi kullanılır. Örneğin, bazı kitap eserleri “zamansız” olarak adlandırılır çünkü onların hikayeleri, dersleri, ya da mesajları her daim güncelliklerini ve önemlerini koruyabilirler, zamanla geçerliliklerini kaybetmezler.
-
The design of the watch is timeless, making it suitable for any occasion.
Saatin tasarımı zamansızdır, bu da onu her duruma uygun hale getirir. -
Her style is considered timeless, effortlessly blending classic and modern elements.
Onun stili zamansız olarak kabul ediliyor, klasik ve modern unsurları zahmetsizce birleştiriyor. -
The novel has a timeless quality that resonates with readers of all ages.
Romanın zamansız bir özelliği var ve her yaştan okuyucuya hitap ediyor. -
Some songs have a timeless appeal that keeps them popular for generations.
Bazı şarkılar zamansız bir çekiciliğe sahip ve nesiller boyunca popüler kalıyor. -
The artwork is a testament to the artist’s timeless talent and creativity.
Eser, sanatçının zamansız yeteneğinin ve yaratıcılığının bir kanıtıdır.
Youtube Videolarıyla İngilizcenizi üst seviyeye çıkarın. Tombik.com