time limit
“Time limit”, Türkçede “zaman sınırlaması” veya “zaman limiti” olarak ifade edilir. Limit, belirli bir miktar veya düzeyi tanımlayan bir çizgi veya nokta, genelde en yüksek veya en düşük olarak, anlamına gelir. Zaman, saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar gibi ölçülebilir bir süreyi ifade eder. Bu iki kavram birleştiğinde, “time limit” belirli bir işin tamamlanması için ayrılan süreyi, yönetmelikler ya da yasalar tarafından kabul edilebilir bir süreyi, veya diğer durumlar için belirlenen son teslim tarihi gibi belirli bir süreyi tanımlar. Bir yarışmada, denemede, sınavda veya belirli bir görevin tamamlanması gibi durumlarda sıkça kullanılır. Bu terim genellikle bir süreç veya eylem için belirlenen maksimum süreyi ifade eder. Bu süreye uyulmazsa, genellikle cezalar veya belirli sonuçlar olabilir. Örneğin, bir proje için belirlenen “zaman sınırlaması"na uymazsanız, proje başarısız sayılabilir.
-
We need to complete the project within the time limit.
- Projeyi zaman sınırı içinde tamamlamamız gerekiyor.
-
The exam has a strict time limit of two hours.
- Sınavın iki saatlik katı bir zaman sınırı var.
-
Please submit your application before the time limit expires.
- Lütfen başvurunuzu zaman sınırı dolmadan gönderin.
-
She felt pressured by the time limit during the competition.
- Yarışma sırasında zaman sınırından dolayı baskı hissetti.
-
Managing your time well is essential to meet the time limit.
- Zamanınızı iyi yönetmek, zaman sınırına uymak için çok önemlidir.