thoughtful
“Thoughtful” İngilizce bir kelime olup Türkçeye “düşünceli” olarak çevrilebilir. Fakat kullanıldığı cümle ve bağlama göre çeşitli anlamlar taşıyabilir.
-
“Düşünceli” anlamında: Kişinin başkalarının duygularını veya durumlarını düşünerek hareket etmesi anlamına gelir. Bu kişi başkalarının ihtiyaçlarını dikkate alır ve onlara göre hareket eder. Örneğin “He is always so thoughtful.” cümlesi Türkçede “O her zaman çok düşünceli olur” şeklinde çevrilebilir.
-
“Derin düşüncede” veya “kafa yoran” anlamında: Kişinin bir konu üzerinde derinlemesine düşündüğünü ifade eder. Çok fazla düşünmeyi gerektiren bir durum veya problemle karşı karşıya olduğunu belirtir. Örneğin “She sat in thoughtful silence.” cümlesi Türkçede “O, düşünceli bir sessizlik içinde oturdu.” şeklinde çevrilebilir.
-
“Dikkatli” veya “özenli” anlamında: Kişinin bir işi yaparken gösterdiği dikkat ve özene işaret eder. Bir şeyi yaparken üzerinde düşünerek ve titizlikle hareket ettiğini belirtir. Örneğin “He was thoughtful in his work.” cümlesi Türkçede “O, işinde dikkatliydi.” şeklinde çevrilebilir.
-
She wrote a thoughtful letter to her friend, expressing her support during tough times.
(Zor zamanlarda arkadaşına desteğini ifade eden düşünceli bir mektup yazdı.) -
The teacher gave a thoughtful response to the student’s question, encouraging deeper thinking.
(Öğretmen, öğrencinin sorusuna düşünceli bir yanıt vererek daha derin düşünmeyi teşvik etti.) -
His thoughtful gift showed how much he cared about her interests.
(Onun düşünceli hediyesi, onun ilgi alanlarına ne kadar önem verdiğini gösteriyordu.) -
During the meeting, she made a thoughtful suggestion that could improve the project.
(Toplantı sırasında, projeyi geliştirebilecek düşünceli bir öneride bulundu.) -
It was a thoughtful gesture to invite everyone to the celebration, making sure no one felt left out.
(Herkesi kutlamaya davet etmek, kimsenin dışlanmadığını garanti altına alarak düşünceli bir jestti.)