theoretical
“Theoretical” kelimesi Türkçede “teorik” olarak çevrilebilir. İki dil arasında çok benzer kullanımları ve anlamları vardır. Teorik, genellikle görüşlere, düşüncelere ve bilimsel kavramlara atıfta bulunur ancak bu kavramların uygulamalı veya pratik bir yanı olmayabilir.
Örneğin, bir fikrin veya prensibin nasıl çalıştığını açıklar, ancak onu herhangi bir somut veya pratik duruma uygulamaz. Yani, teorik bilgi genellikle soyuttur ve çoğunlukla belirli bir deneyim veya duruma doğrudan uygulanamayan fikirlerle ilgilidir. Ancak bu bilgi, daha genel bir anlayışın veya geniş bilgi tabanının parçası olarak değerlidir.
Kısacası, “theoretical” kelimesi, bir şeyin pratik veya uygulamalı olmaktan ziyade, genellikle öğrenilen veya düşünülen bir şeye dayandığını ifade eder.
-
The theoretical framework of the study provides a comprehensive understanding of the subject.
(Çalışmanın teorik çerçevesi, konunun kapsamlı bir anlayışını sağlar.) -
In theoretical physics, many concepts can be difficult to visualize.
(Teorik fizikte, birçok kavramı görselleştirmek zor olabilir.) -
Theoretical models are essential for predicting future trends in economics.
(Teorik modeller, ekonomideki gelecekteki trendleri tahmin etmek için gereklidir.) -
She prefers to discuss theoretical concepts rather than practical applications.
(O, pratik uygulamalar yerine teorik kavramlar hakkında tartışmayı tercih ediyor.) -
The theoretical implications of this research could change our understanding of the phenomenon.
(Bu araştırmanın teorik sonuçları, olguyu anlama şeklimizi değiştirebilir.)